Adana'nın Seyhan ilçesinde bulunan Yenibey Mahallesi'nde yaşayan 50 yaşındaki Ömer Erikli, ekmek parası kazanmak amacıyla 20 yıldır dokuma sanatını icra ediyor. Arkadaşından ilham alarak başladığı bu sanatı, teknolojinin gelişmesine rağmen tek başına sürdürmeye devam ediyor. Erikli, bu mesleği bırakmanın sonuçlarının oldukça ağır olabileceğini belirterek, "Ben bu işi bıraksam meslek tamamen yok olur" diyerek endişelerini dile getiriyor.
Dokuma Sanatına Başlangıç
Ömer Erikli, dokuma sanatına nasıl adım attığını anlatırken, geçmişte farklı bir sektörde çalıştığını ifade ediyor. Mezbahada çalıştığı dönemde, bir arkadaşının dokuma tezgahını görmesiyle bu sanata yöneldiğini belirtiyor. Arkadaşının kullandığı malzemeleri inceledikten sonra, kendisi de bir tezgah alarak evine kurmuş. Yavaş yavaş kendi çabasıyla bu sanatı öğrenmiş ve bu meslekle üç çocuğunu büyütmeyi başarmış.
Üretim Süreci
Erikli, günde üç adet namazlık üretebildiğini ve bu sürecin fiziksel olarak zorlu olduğunu aktarıyor. Ev hanımları tarafından kendisine getirilen sökülmüş iplikleri, dokuma tezgahında işleyerek namazlık haline dönüştürüyor. "Ayaklarımızı ve kollarımızı sürekli oynatıyoruz; yani öyle kolay bir şey değil, oldukça zor. Bir namazlığı 1,5-2 saatte bitiriyorum. Zaten maliyeti kurtarmadığı için çırağa gerek yok. Çırak olsa benim yevmiyem bile zor çıkar" diyen Erikli, bu işin zorluğuna dikkat çekiyor.
Mesleğin Geleceği
Erikli, dokuma sanatının ekonomik getirisinin yetersiz olduğunu ve bu nedenle mesleğin geleceği hakkında kaygı taşıdığını ifade ediyor. "Kazancı kurtarmadığı ve geliri olmadığı için oğluma da öğretmiyorum. Benim bildiğim kadarıyla şu an Adana'da bu el dokuması mesleğini yapan sadece bir kişi kaldı. El dokuması yapan başka kimse yok" diyen Erikli, bu mesleğin yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguluyor. Bu durum, onun için sadece bir iş değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi ve geleneksel bir mirasın parçası.
Geleneksel Sanatın Önemi
Ömer Erikli, bu sanatı yaşatmanın manevi değerine de vurgu yaparak, "Zaten bu mesleğin unutulmaması lazım. Bu işi bizim ecdadımız ve dedelerimiz yapıyordu. Bunu yapmamız insanlarımızın namaz kılması açısından çok hayırlı bir şeydir. Biz de milletimiz namaz kılsın diye yapıyoruz. Böylece bizim de bir hayrımız dokunuyor" şeklinde konuşuyor. Erikli, bu geleneksel sanatın devam etmesi gerektiğini ve bu mesleği icra etmenin kendisi için ne kadar önemli olduğunu ifade ediyor. Bu nedenle, dokuma sanatını sürdürmek için elinden geleni yapmaya devam ediyor ve bu mirası gelecek nesillere aktarmak için çaba sarf ediyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.