Cumhuriyet Başsavcılığı, ’in ailesinin yurt dışına para kaçırıp kaçırmadığına dair bir başlattı. Özellikle gelin Hülya Gökçek’in 2022 yılında Almanya’da kurduğu adlı şirketin, Gökçek Ailesi’ne ait olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Bu şirketin kuruluşunda ve bina alımında kullanılan 4.5 milyon Euro’luk kaynağın Türkiye’deki izinin sürüldüğü ifade ediliyor.

Melih Gökçek’in Açıklamaları

Melih Gökçek’e, HAMAG GmbH’ye kendi malvarlığından ya da üçüncü şahıslar aracılığıyla döviz, borç, teminat ya da başka ekonomik değer sağladığına dair sorular yöneltildi. Gökçek, bu şirketin varlığından daha sonra haberdar olduğunu ve bu nedenle herhangi bir ekonomik fayda sağlamadığını belirtti. Gelini Hülya Gökçek ise düğününde ve çocuklarının doğumunda hediye edilen altınları bozdurarak, kendisi ve eşi üzerine kayıtlı taşınmazları satarak Düsseldorf’taki binayı satın aldıklarını ileri sürdü.

Oğul Ahmet Gökçek’in İfadeleri

Ahmet Gökçek, 2013 yılından beri gayrimenkul alım satımı yaptığını ifade etti. Kayıtlara göre Türkiye’de üzerine kayıtlı herhangi bir taşınmazı bulunmamakta. HAMAG GmbH’nin tek çalışanı olarak görünmekte ve Düsseldorf’taki binayı almak için eşi Hülya’nın hesabından Almanya’ya para gönderdiklerini belirtti. Bu para ile şirketin tüm harcamalarını kendi birikimlerinden karşıladıklarını savundu. Ayrıca, babası Melih Gökçek’in Ankara Çayyolu’ndaki villasını satarak kendilerine 1.265.000 dolar yardımda bulunduğunu iddia etti.

Çelişkili İfadeler

Melih Gökçek, oğlunun ticari faaliyetleri hakkında bilgisi olmadığını belirtirken, Ahmet Gökçek babasının bu konuda bilgisinin olduğunu öne sürdü. Melih Gökçek, 2018 yılında villayı sattığını ve bu satıştan elde ettiği parayı oğlu Ahmet’e verdiğini ifade etti. Ancak, HAMAG GmbH’nin Ağustos 2022’de kurulduğu ve Düsseldorf’taki binanın 2024 yılında alındığı göz önüne alındığında, bu ifadeler arasında belirgin bir çelişki olduğu ortaya çıkıyor. Melih Gökçek’in, şirketin varlığından haberdar olduğu yönündeki iddialar güçleniyor.

Soruşturmanın Gelişimi

Melih Gökçek’in ailesine yönelik soruşturmanın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bilgisi ve izni dahilinde olabileceği belirtiliyor. Erdoğan’ın, muhalefete ve Gökçek’e bir mesaj vermek amacıyla Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı Beştepe’de ağırladığı ifade ediliyor. Bu durum, soruşturmanın ilerleyişi açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Gökçek, şirketin varlığını Murat Ağırel’in haberinden sonra öğrendiğini savunarak, “Bu şirketin varlığını son zamanlarda basında haberler çıkması üzerine öğrendim. Varlığından haberim olmadığı için şirketin kuruluşu ve faaliyeti hakkında bilgim, katkım bulunmamaktadır” dedi. Gökçek, yalnızca gelininin üç yıl önce Almanya’da gayrimenkul aldığı yönünde bilgi sahibi olduğunu öne sürerek, “Teferruatını bilmiyordum. Hangi yöntemle satın alındığını bilmiyordum. Şirket adına mı ya da şahsı adına mı alındığına dair malumatım yoktu.”

Tarihlerdeki Tutarsızlıklar

Melih Gökçek’in ifadeleri ile oğlunun ifadeleri arasında belirgin çelişkiler mevcut. Gökçek, villayı sattığı tarih olarak 2018 yılını gösteriyor. Ancak Almanya’daki HAMAG GmbH şirketi Ağustos 2022’de kuruldu. Arada dört yıl gibi uzun bir süre var. Düsseldorf’taki bina 2024 yılında satın alındı. Villa satışından elde edilen gelirin satıştan 4-6 yıl sonra kullanılmış olması hayatın olağan akışına uygun görünmüyor. Bu durum, Melih Gökçek’in şirketin varlığından haberdar olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca, Gökçek’in, şirketin kuruluşuna dair bilgisi olmadığını belirtmesi de dikkat çekici bir çelişki oluşturuyor.

Sonuç ve İleriye Dönük Beklentiler

Soruşturmanın sonuçları, Melih Gökçek ve ailesinin gelecekteki siyasi ve ekonomik durumunu etkileyebilir. Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Gökçek ailesine yönelik soruşturmanın ilerleyişinde nasıl bir tutum sergileyeceği merak konusu. Melih Gökçek’in, soruşturma sürecinde nasıl bir savunma yapacağı ve bu süreçte ortaya çıkacak yeni bilgilerin, kamuoyunda nasıl bir etki yaratacağı da dikkatle izlenecek. Gökçek ailesinin, bu süreçte kamuoyuna yansıtacağı bilgiler ve açıklamalar, soruşturmanın gidişatını etkileyebilir. Bu nedenle, gelişmelerin yakından takip edilmesi gerekecek. Ayrıca, Melih Gökçek’in geçmişteki siyasi konumu ve kamuoyundaki algısı, soruşturmanın seyrini etkileyebilecek unsurlar arasında yer alıyor. Bu durum, hem Gökçek ailesi hem de Türkiye’deki siyasi dinamikler açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.