Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) patlak veren Ebola salgınının kayıtlara geçen en büyük ikinci salgın olduğunu duyurdu. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Cenevre'de basın toplantısı düzenleyerek bu salgının hızla yayıldığını ve ciddi bir sağlık tehdidi oluşturduğunu belirtti.
Ghebreyesus, Ebola salgınının şu anda KDC'deki altı ilde 60 sağlık bölgesini etkilediğini vurguladı. Salgının merkezi olan Ituri eyaletinde, vakaların yaklaşık %85'i ve ölümlerin %88'i kaydedilmiş durumda. Bu durum, bölgedeki sağlık sisteminin zayıflığını ve salgının kontrol altına alınmasının ne kadar zor olduğunu gözler önüne seriyor.
Ebola virüsü, kanamalı ateşle karakterize bir hastalık olup, ilk kez 1976 yılında Sudan ve KDC'de eş zamanlı olarak ortaya çıkmıştı. Salgınlar, virüsün bulaşma yolları ve etkileri açısından büyük riskler taşımaktadır. Ghebreyesus, KDC'deki mevcut salgının, bilinen temaslılar listesinde yer almayan kişiler arasında da birçok ölüm meydana geldiğini belirterek, bu durumun bilinmeyen bulaşma zincirlerine işaret ettiğini ifade etti. Bu zincirlerin kırılmaması durumunda salgının devam edeceği ve hem KDC'ye hem de komşu ülkelere büyük tehdit oluşturacağı konusunda uyarıda bulundu.
Salgın nedeniyle yaşanan ölümlerin çoğunun tedavi merkezleri dışındaki alanlarda gerçekleşmesi, endişe verici bir durum olarak dikkat çekiyor. Ghebreyesus, bu durumun bulaşmanın artmasına yol açtığını ve ölümlerin güvenli bir şekilde defnedilmemesinin virüsün yayılmasını körüklediğini belirtti. DSÖ, KDC hükümetiyle iş birliği içinde, salgının kontrol altına alınması için acil önlemler almaya çalışıyor.
Bölgeye 330 tondan fazla acil durum malzemesi gönderildiği ve 300'den fazla uzman görevlendirildiği bilgisi paylaşıldı. Ayrıca, Bundibugyo virüsüne karşı iki yeni aşının güvenlik denemelerinin İngiltere ve Kanada'da yapıldığı belirtildi. Ghebreyesus, DSÖ'nün KDC'deki etkinlik denemelerine her üç aşıyı da ilerletmek için ortaklarla birlikte çalıştığını ifade etti.
Ghebreyesus, ayrıca Gazze'de insani krizlerin derinleştiğine de dikkat çekti. Gazze'nin aşırı kalabalık çadır kamplarında yaşayan insanların sağlığının tehdit altında olduğunu ve su kirliliği nedeniyle akut sulu ishal vakalarının iki katına çıktığını kaydetti. Bu durum, bölgedeki sağlık sisteminin mevcut durumu göz önüne alındığında daha da büyük bir tehdit oluşturuyor.
KDC'deki Ebola salgını ve Gazze'deki insani krizin yanı sıra, bölgedeki diğer sağlık tehditlerine de dikkat çekildi. Ghebreyesus, halkın yoksulluk, çatışma ve açlık gibi sorunlarla mücadele ettiğini belirtti. Salgının etkisini azaltmak ve sağlık hizmetlerini iyileştirmek için daha fazla uluslararası desteğe ihtiyaç duyuluyor.
Son olarak, DSÖ yetkilileri, insani yardımların Gazze'ye ulaşması için gereken koşulların sağlanması ve halk sağlığı malzemelerinin engelsiz bir şekilde girişine yönelik çağrılarda bulundu. Bu çerçevede, temel ilaçların ve rehabilitasyon ekipmanlarının bölgeye ulaşması, acı çeken nüfus için hayati önem taşıyor. DSÖ, dünya genelinde sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve bu tür krizlerin önlenmesi için ortak çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.