Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetti. Bu olayın ardından 15 yıl geçtikten sonra soruşturma yeniden açıldı. 2012 yılında takipsizlikle kapatılan dosyanın tekrar gündeme gelmesi üzerine, Kozinoğlu’nun ölümünden bir gün önce bulunduğu koğuşa giden dönemin doktoru Ergin Aydın, önemli açıklamalarda bulundu. Aydın, 2011-2013 yılları arasında zorunlu hizmette bulunduğu Silivri Cezaevi'nde, 11 Kasım 2011 Cuma günü B1 koğuşuna gitmesinin sebebinin Kozinoğlu değil, koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur'un hastalığı olduğunu belirtti. Aydın, "Hasan Atilla Uğur hastaydı. Bana ayrıntılı bir dilekçe yazmıştı, basit bir dilekçe değildi. 'Hemen gelmesi lazım' dedim. 'Gelemiyor, hasta olduğu için yataktan kalkamıyor' dediler. Yönetmeliği açtım, hasta gelemezse doktor hastaya gidebilir diyordu. Ben de 'Ben gidiyorum' dedim, koğuşa gittim" şeklinde ifade etti.
Kozinoğlu ile İlk Karşılaşma
Aydın, koğuşa girdiğinde Kozinoğlu ile karşılaştığını ancak kendisinin muayene olmadığını vurguladı. Aydın, "Kozinoğlu’nu ilk ve son kez orada gördüm, ben çalıştığım süre boyunca revire hiç gelmemişti" dedi. Bu durum, Kozinoğlu'nun sağlık durumu hakkında soru işaretleri doğurdu. Aydın, Kozinoğlu'nun revire gelmediğini ancak her ay dilekçeyle aspirin ve bir vitamin istediğini açıkladı. Aydın, "O gün de orada gördüm, bana 'Ne yapacaksınız, nasıl durumu?' diye sordu. Ben de 'Hasan Atilla’yı sevk etmek istiyorum, detayları kendisiyle konuşurum' dedim, o da 'Sağ ol doktor' demişti" şeklinde konuştu.
Ölüm Günü Cezaevinde Doktor Yoktu
Aydın, Kozinoğlu'nun öldüğü gün cezaevinde doktor bulunmadığını vurguladı. O dönem hafta sonları cezaevinin içinde görevli doktor olmadığını belirten Aydın, "Cumartesi günü zaten kurumda doktor olmuyordu. Orada aile hekimi sistemi vardı, ben de o cezaevinin aile hekimi gibiydim. Hafta sonları kurumda doktor olmuyordu" ifadelerini kullandı. Aydın, acil durumlarda 112'nin çağrıldığını ve kurumda nöbetçi doktorun bulunmadığını da ekledi. Resmi kayıtlara göre Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de saat 17.56'da odasına girdi. Koğuş arkadaşları 18.05 ve 18.07'de odasına gelirken, 18.08'de koridordaki çağrı butonunun ışığı yandı. Kozinoğlu, saat 18.25'te sedyeyle mahkûm kabul kapısına getirildi; 112 ambulansı ise 18.37'de cezaevine ulaştı. Saat 19.10'da Silivri Devlet Hastanesi'ne getirilen Kozinoğlu'nun ölümü 19.30'da kayda geçirildi.
İfade Verdiği Süreç
Aydın, Kozinoğlu'nun ölüm haberini aldıktan sonra cezaevinden telefon aldığını ve Ankara'dan yetkililerin geldiği bilgisini aldığını belirtti. Pazar günü yeniden cezaevine gittiğini ve uzun süre ifade verdiğini açıkladı. Aydın, kendisine Kozinoğlu'nun kullandığı ilaçlar ve kendisiyle teması hakkında sorular sorulduğunu ifade etti. Aydın, "Beni odaya aldıklarında artık sorgu odası mı denir bilmiyorum yaşça kıdemce büyük yetkili vardı. Yanında da 3-4 tane biri dediklerimi yazıyordu biri kameraya çekiyordu. Önünde bir sürü dosyalar vardı. Orda bana 'Sabahtan beri uğraşıyoruz' dedi. Büyük kalın kalın dosyalar vardı. Ambulansın fotoğrafları çekildi, koğuşun fotoğrafları çekilmiş onu gördüm sadece. Bende anlattım uzun uzun yine çok bir şey değil de ne verdin hangi ilacı kullanıyordu böyle sorular soruldu yanıtladım…" şeklinde konuştu.
Aydın, Kozinoğlu’nun sağlık durumu hakkında sorulara yanıt verirken, Kozinoğlu'nun bilinen bir rahatsızlığı olmadığını belirtti. Kozinoğlu'nu koğuşta gördükten bir gün sonra, pazar günü ölüm haberini televizyondaki altyazıdan öğrendiğini anlattı: "11 Kasım günü gördükten sonra hafta sonu televizyonu açtığımda alt yazı gördüm; B1 koğuşunda yatmakta olan diye başlayınca Hasan Atilla Uğur mu diye düşünürken Kaşif Kozinoğlu’nu gördüm. Dedim ki ‘Noldu şimdi?’ yani ben de anlamadım ne olduğunu. İlk başta yanlış yazdılar herhalde diye düşündüm sonra başka kanallara baktım Kaşif Kozinoğlu yazıyor."
Kozinoğlu'nun Ölümüne Dair Detaylar
Aydın, Kozinoğlu'nun ölümüne dair önemli detaylar paylaştı. Adalet Bakanlığı'nın bilgi notunda, Kozinoğlu'nun ölümünden önce cezaevi yönetiminden Coraspin ve bir vitamin hapı talep ettiği, avukatlarının ise ilk otopside söz konusu vitamin yönünden inceleme yapılmamasını şüpheli buldukları belirtiliyor. İlk soruşturmadaki otopsi ve toksikoloji incelemelerinde ise zehirlenme bulgusuna rastlanmadığı kaydedilmişti.
Aydın, Kozinoğlu’nun hastalığı hakkında bir bilgiye sahip olmadığını ve kendisini hiç muayene etmediğini ifade etti. Bu durum, Kozinoğlu'nun ölümüne dair soru işaretlerini artırdı. Aydın, Kozinoğlu’nun cezaevindeki sağlık durumu ve talepleri hakkında detaylı bilgi vererek, olayın aydınlatılmasına katkıda bulundu. Aydın, Kozinoğlu'nun cezaevinde geçirdiği süre boyunca sağlık taleplerinin karşılanmadığını ve bu durumun ölümüne neden olabileceğini düşündüğünü belirtti. Bu olayın ardından cezaevindeki sağlık hizmetlerinin gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Aydın, Kozinoğlu'nun ölümünden sonra cezaevinde sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı. Aydın, Kozinoğlu'nun ölümünün ardından cezaevindeki sağlık sisteminin sorgulanması gerektiğini ve bu tür olayların tekrar yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirtti.
Sonuç olarak, Kozinoğlu'nun ölümü, cezaevindeki sağlık hizmetlerinin yetersizliğini ve cezaevi yönetiminin sorumluluklarını yeniden gündeme getirdi. Aydın, bu tür olayların önlenmesi adına cezaevlerinde sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.