Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybetmesine ve 6 kişinin yaralanmasına yol açan kozmetik fabrikasındaki yangınla ilgili dava süreci devam ediyor. Dava, Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen dördüncü duruşmayla ilerledi. Duruşmaya, tutuklu sanıklar, bazı tutuksuz sanıklar, mağdurlar ve avukatlar katılım gösterdi. Duruşma, dosyaya gelen belgelerin okunması ve görevli ile eski belediye çalışanı olan 5'i tutuklu toplam 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamenin sunulmasıyla başladı.
Necati Temiz'in Savunması
Tutuklu sanıklardan biri olan eski Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz, 31 Mart 2024'teki yerel seçimlerden sonra göreve başladığını ifade etti. Temiz, söz konusu işletmeye ruhsatın verilmesinin, eski belediye başkanı döneminde gerçekleştiğini belirtti. Kendisi, ruhsatın adres değişikliği nedeniyle yenilenen halini imzaladığını, ancak yangının meydana geldiği bina hakkında yıkım kararı olduğunu bilmediğini savundu. Ayrıca, işletme sahiplerini tanımadığını ve daha önce aynı ortamda bulunmadığını belirterek tahliyesini talep etti.
Hüseyin Öztürk'ün Açıklamaları
Dönemin Dilovası Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü olan tutuklu sanık Hüseyin Öztürk, görev süresinde toplam 264 kaçak bina için yıkım kararı aldıklarını açıkladı. Öztürk, mevcut belediye yönetiminin ve yargılanan memurların gerçekleştirilemeyen yıkımlardan sorumlu tutulmasını haksız bulduğunu ifade etti. Ayrıca, belediyenin yıkımları gerçekleştirecek ekonomik ve sosyal güce sahip olmadığını, mevcut kaçak yapıların 10 yılı aşkın sürede dahi yıkılamayacağını savundu. Yangının meydana geldiği işletmeye ruhsat verildiği dönemde, kaçak yapıyı tespit edip yıkım kararı alarak Fen İşleri Müdürlüğüne yönlendirdiklerini, ancak yıkımın gerçekleşmediğini kaydetti. Öztürk, kendisinin mülkiye müfettişleri tarafından sorumlu tutulduğunu, ancak 2016'da belediye meclisinde kaçak yapılara yönelik alınan karardaki görevlerini yerine getirdiğini belirtti.
Cihan Sorgucu'nun İddiaları
Eski Yapı Kontrol Müdürü tutuklu sanık Cihan Sorgucu, bilirkişi raporunun teknik açıdan sorunlu olduğunu savundu. Yangının meydana geldiği tarihte görevde olmadığını belirten Sorgucu, bütçe eksikliği nedeniyle görev süresi içerisinde yıkım ihalesi düzenlemeye fırsat bulamadığını ifade etti. Tüm kaçak yapıları ilgili mercilere bildirdiğini, yaptığı iş ve işlemlerde herhangi bir kötüye kullanma veya ihmal olmadığını öne sürdü.
Muammer Telli'nin Açıklamaları
Dilovası Belediyesi Yapı Kontrol Müdürü tutuklu sanık Muammer Telli, yangının meydana geldiği binanın inşaatının başladığı tarihte belediyede çalışmadığını ve yıkım kararının çıktığı tarihlerde yapı kontrol müdürü olmadığını söyledi. Telli, 2024'ün nisan ayında göreve başladığını, ilçe genelindeki kaçak yapıların yıkım ihalesini gerçekleştirebilmek için müdürlüğün 2024'te 3,5 milyon lira olan bütçesini 2025'te yaklaşık 85 milyon liraya çıkardığını ifade etti. Ayrıca, 2025'in nisan ayında ilçe genelindeki kaçak yapıların yıkımı için ihale dosyası hazırladığını, aynı yılın temmuz ayında 250 milyon lira bedelle yapılan ihalenin katılımcı olmaması nedeniyle iptal edildiğini aktardı. Telli, kaçak yapıları belediyenin kendi imkanlarıyla yıkmanın mümkün olmadığını vurguladı.
Selim San'ın Savunması
Eski Yapı Kontrol Müdür Vekili tutuklu sanık Selim San, 5,5 aylık kısa bir süre görevde kaldığını, bu süreçte yangının çıktığı işletmeyle ilgili herhangi bir işlem yapmadığını ifade etti. Duruşmanın ilerleyen bölümlerinde tutuklu sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından duruşmaya yarın sabaha kadar ara verildi.
Olayın Detayları
Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki kozmetik fabrikasında 8 Kasım 2025'te meydana gelen yangında 17 yaşındaki Tuğba Taşdemir ve kuzeni 15 yaşındaki Nisanur Taşdemir ile birlikte 4 kişi hayatını kaybetmiş, 7 kişi yaralanmıştı. Kocaeli Şehir Hastanesi'ne kaldırılan Tuncay Yıldız ise 15 Kasım'da yaşamını yitirmişti. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 97 sayfalık iddianamede, tutuklu kozmetik firması yetkilileri Altay Ali ve kardeşi İsmail Oransal ile ortak üretim yaptığı değerlendirilen kozmetik firmasının yetkilileri Aleyna Oransal ve tutuklu sanık Gökberk Güngör hakkında "olası kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "olası kastla mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 5 ay 10 günden 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Olayın yaşandığı fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren Küresel OSGB firmasının işletmecisi firari Ü. Ç, sorumlu müdürü Ü. A. ile iş güvenliği uzmanları M. D. ve S. Ç, fabrika binasının eski sahibi G. D, binayı satın alan şirketin yetkilileri C. Ö. Y, Ö. Y. ve Ö. Y'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, kozmetik firması yetkililerinin kaçmasına yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklu Ali Osman Akat ve Abdurrahman Bayat ile tutuksuz Ö. A. ve Ö. Y. için "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Ayrıca, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, görevli ve eski belediye çalışanı 7 kişi hakkında hazırlanan ve mevcut dosyayla birleştirilmesine karar verilen iddianamede, sanıklar hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası isteniyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.