, yeni dizisi "" ile ekranlara dönüş yaparken, Fatih Altaylı'nın YouTube programında dönemine dair önemli anekdotlar paylaştı. Alışık, ünlü sanatçılarla dolu bir ortamda büyüdüğünü ve evinin bir gibi olduğunu dile getirdi.

Çocukluğunun Geçtiği Ortam

Alışık, "Bizim ev konservatuvardı. Ben konservatuvardan mezun oldum. Evimizde pazar günleri sohbetler olurdu. Türkan Şoray’dan Kadir İnanır’a, Attila İlhan’dan Selim İleri’ye birçok kişi gelirdi. Edebiyat, sanat ve hayat konuşulurdu," diyerek, bu sosyal çevrenin kendisi üzerindeki etkisini vurguladı. Bu tür sohbetlerin, sanat hayatına olan tutkusunu artırdığını belirtti.

Ailesinin Beklentileri

Kerem Alışık, anne ve babasının kendisinin oyuncu olmasını istemediklerini ifade etti. "Onlar oyuncu olmamı hiç istemedi. 'Hırs mesleği, ihtiras mesleği' diye düşündüler. Annem hep diplomat olmamı isterdi," diyerek, ailesinin beklentilerinin kendisi üzerindeki etkisini anlattı. Alışık, bu baskılara rağmen kendi yolunu çizmekte kararlı olduğunu belirtti. "Onların gölgesiyle yaşamamı asla istemediler ama ben de hiç istemedim. O zaman ne yapmak lazım? Güneşe çıkmak lazım. Güneşe çıktım, kendi gölgemi oluşturdum," diye ekledi.

Futbolcu Olma Hayali

Alışık, çocukken futbolcu olma hayali kurduğunu ancak zamanla oyunculuğa yöneldiğini belirtti. "Ben futbolcu olacağım, derdim. Yeteneğim de, hevesim de vardı. Ama asıl aşkım oyunculuktu. Babamı kaybettikten sonra oyunculuğa başladım. Annem beni yüreklendirdi," şeklinde konuştu. Bu geçişin kendisi için ne kadar önemli olduğunu vurguladı.

Oğluyla İlişkisi

Kerem Alışık, oğlu Sadri Alışık ile olan ilişkisini de paylaştı. "Cenneti de cehennemi de onda gördüm. Bizi mahcup etmeyen, efendi, dürüst bir çocuk oldu," diyerek oğlunun karakterini övdü. Alışık, oğlunun kariyer seçimleri hakkında da bilgi verdi ve onun yöneticilik tercihinin kendisini gururlandırdığını belirtti.

Haysiyet Kavramı

Yeni dizisi "Haysiyet"te Sadık Karlıova karakterini canlandıran Alışık, haysiyet kavramının kendisi için önemini de şu sözlerle anlattı: "İnsanın iki büyük serveti var. Biri haysiyet, biri şahsiyet. Her şeyini kaybedersin ama haysiyetini kaybedersen kaybedecek bir şeyin kalmıyor bu hayatta." Bu ifadeleriyle, haysiyetin yaşamındaki yerini net bir şekilde ortaya koydu.

Yazma Alışkanlığı

Alışık, dayısı Attilâ İlhan'ın kendisine yazma alışkanlığı kazandırdığını belirterek, "Çok okuyacaksın ki çok yazabilesin. Yazmak için okuman lazım," sözlerini hatırlattı. Çocukluğunda yazmaya başladığını ve bu süreçte dayısının kendisine verdiği öğütleri paylaştı. "8-9 yaşlarındayım. 'Ne yazacağım dayı?' dedim. 'Gel' dedi. 'Otur camın önüne. Geleni geçeni yaz.' Önemli olan yazma alışkanlığını kazanmak. İşte öyle başladı," diyerek yazma serüveninin nasıl başladığını anlattı.

İnanç ve Değerler

Son olarak, inancının hayatındaki yerinden bahseden Alışık, "Benim inancım var, imanım var. Bundan da çok büyük gurur, mutluluk duyuyorum. Her sabah zikir çekerek koşu ve yürüyüşlerimi, formumu, hayallerimin peşinden koşarak koruyorum," dedi. Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine bağlı olduğunu vurgulayan Alışık, "İnancımı hiç sorgulatmam. Adalet, merhamet, cesaret, ibadet benim vazgeçilmezim," ifadeleriyle inançlarının kendisi için ne denli önemli olduğunu dile getirdi.