, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından ciddi bir tehdidi haline geldi. Bu savaşın etkileri, bölgedeki deniz trafiğini ve güvenliğini olumsuz yönde etkilemekte. Özellikle, savaşın başlangıcından bu yana, Karadeniz'de 161 sürüklenen deniz mayını etkisiz hale getirildi. Türkiye, bu süreçte 275 şüpheli cisme müdahale ederek 10 , 8 kamikaze İHA ve 11 kamikaze deniz aracını imha etti. Bu durum, Karadeniz'in geniş bir İHA ve mayın mezarlığına dönüşmesine yol açtı.

Romanya'daki İHA Enkazları

'nın Karadeniz kıyılarında, 11 Eylül 2026 itibarıyla 73 İHA veya İHA enkazı vakası kaydedildi. 2022'den bu yana, Romanya Savunma Bakanlığı'nın verilerine göre, bu enkazların bir kısmı patlayıcı yüklüydü. 2026 yılı içerisinde bu sayı 36'ya ulaşırken, 26 izinsiz hava sahası girişi tespit edildi. Tulcea ve Köstence çevresinde bulunan enkazların bazıları, patlamamış güçlü mühimmat başlıkları taşıdığı belirlendi. Bu durum, bölgedeki güvenlik risklerini artırıyor ve sivil yaşamı tehdit ediyor.

Türkiye'nin Müdahale Faaliyetleri

Türkiye, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlamasından bu yana Karadeniz'de 275 şüpheli cisme müdahale etti. Türk Deniz Kuvvetleri, 10 mayının yanı sıra 8 kamikaze İHA ve 11 kamikaze deniz aracını da imha etti. Bu faaliyetler kapsamında, 28 bin 150 saatlik seyir gerçekleştirildi ve 1.554 hava sortisi yapıldı. Türkiye, bu operasyonlarıyla Karadeniz'deki güvenliği artırmayı hedefliyor.

Ortak Güvenlik Önlemleri

Karadeniz'deki mayın ve İHA'lardan kaynaklanan tehditler, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan'ı Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu'nu (MCM Black Sea) kurmaya yöneltti. Bu grup, 2024 yılında faaliyete geçti ve sürüklenen mayınların tespit ve imhası için üç ülkenin deniz kuvvetlerinin işbirliğini içeriyor. 2026'da MCM Black Sea'nin görev alanı, kritik denizaltı altyapısının korunmasını da kapsayacak şekilde genişletildi. Bu ortak çabalar, bölgedeki güvenlik durumunu iyileştirmek için atılan önemli adımlar arasında yer alıyor.

Bulgaristan, geçtiğimiz ay yedi mayın avlama gemisi satın alma kararı aldı. Bu adımlar, bölgedeki güvenlik durumunu iyileştirmek ve sivil yaşamı korumak için atılan önemli adımlar arasında yer alıyor. Ukrayna ve Rusya arasındaki yoğun deniz İHA savaşı da tüm şiddetiyle sürmekte, bu durum kıyıdaş ülkeler için ek bir güvenlik tehdidi oluşturuyor. Karadeniz, artık sadece bir deniz değil, aynı zamanda bir güvenlik mücadelesinin arenası haline geldi.

Sonuç ve Gelecek Perspektifi

Karadeniz'deki bu tehlikeli durum, bölgedeki ülkeleri daha fazla işbirliğine yönlendiriyor. Türkiye, Romanya ve Bulgaristan, ortak güvenlik önlemleri alarak, bu tehditleri bertaraf etmek için birlikte hareket ediyor. Ancak, savaşın etkileri ve patlayıcı yüklü cisimlerin varlığı, bölgedeki güvenlik endişelerini artırmaya devam ediyor. Bu nedenle, uluslararası işbirliği ve koordinasyon, Karadeniz'in güvenliği için kritik bir öneme sahip.

Karadeniz'deki güvenlik sorunları, bölgedeki ülkelerin askeri ve sivil işbirliğini artırma gerekliliğini de ortaya koyuyor. Türkiye, Romanya ve Bulgaristan, bu tehditlerle başa çıkmak için sürekli olarak yeni stratejiler geliştirmekte ve uygulamaktadır. Bu çabalar, sadece askeri önlemlerle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda sivil güvenlik önlemlerini de içermektedir.

Gelecek dönemde, Karadeniz'deki güvenlik durumunun nasıl şekilleneceği, bölgedeki ülkelerin işbirliğine ve uluslararası desteklere bağlı olacaktır. Bu nedenle, Karadeniz'in güvenliği, hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde önemli bir konu olarak gündemde kalmaya devam edecektir.