Olayın Arka Planı
İzmir'in Konak ilçesinde 12 Temmuz 2024 tarihinde meydana gelen olayda, sağanak yağış sırasında suyla dolan bir yoldan geçmeye çalışan Özge Ceren Deniz (23) ve ona yardım etmek isteyen İnanç Öktemay (44) elektrik akımına kapılarak yaşamlarını yitirmişti. Bu trajik olay, İzmir'de geniş yankı uyandırmış ve birçok kişinin hayatını kaybetmesine neden olan elektrik altyapısının güvenliğine yönelik sorgulamaları beraberinde getirmişti.
Dava Süreci
Olay sonrası, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 42 kişi hakkında “taksirle öldürme” suçundan dava açılmıştı. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 30 sanığa 4 yıl 2 ay ile 10 yıl arasında değişen hapis cezaları vermiş, 9 sanığı ise beraat ettirmişti. Ancak, yerel mahkemenin verdiği karar, bazı sanıkların itirazları üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi tarafından incelenmeye alınmıştı.
Dava süreci, bilirkişi raporlarının hazırlanmasıyla devam etti. İTÜ ve ODTÜ’den uzman öğretim üyelerinin yer aldığı 5 kişilik bilirkişi heyeti, olayın altyapı, yapım, kontrol ve müdahale süreçlerindeki eksikliklerden kaynaklandığını belirtti.
Bilirkişi Raporu
Üçüncü bilirkişi raporunda, olayın oluşumunda birçok faktörün etkili olduğu ifade edildi. Raporda, elektrik kablosunun yeterli derinlik ve mekanik koruma koşullarına uygun olarak döşenmediği vurgulandı. Ayrıca, olay öncesindeki arıza onarımlarının da riskleri kalıcı olarak gideremediği kaydedildi.
Bilirkişi heyeti, sanıklardan Doğan Kılıç ile GDZ Elektrik çalışanları Fırat Akbay ve Mesut Türkan'ı “asli-ağır kusurlu” bulurken, diğer sanıkları ise “asli-ikincil”, “tali-kuvvetli” ve “tali-zayıf kusurlu” olarak değerlendirdi. Bazı sanıklara ise kusur atfedilmediği belirtildi.
Adli Kontrol Tedbirlerinin Kaldırılması
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nde devam eden duruşmada, sanıkların avukatları, bilirkişi raporunda kendileri aleyhine olan değerlendirmeleri kabul etmediklerini ve rapordaki eksiklikleri dile getirdiler. Bazı sanıklar, yeni bir bilirkişi raporu alınmasını talep ederken, haklarında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını da istediler.
Duruşma sırasında, Özge Ceren Deniz'in ailesinin avukatı Ayşe Sarıçiçek, bilirkişi raporundaki aleyhe olan değerlendirmelere karşı çıktıklarını ifade etti. Bu sırada Cumhuriyet savcısı, sanık müdafilerine bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmaları için süre verilmesini ve adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına karar vererek taraflara bilirkişi raporuna ilişkin beyanda bulunmaları için ek süre verdi. Duruşma, 9 Ekim tarihine ertelendi.
Olayın Sonuçları ve İleriye Dönük Beklentiler
Bu dava, İzmir'deki elektrik altyapısına ilişkin ciddi sorgulamalar ortaya çıkarttı. Özellikle, kamu güvenliği açısından büyük önem taşıyan elektrik sistemlerinin kontrolü ve denetimi konusunda alınması gereken önlemler gündeme geldi.
Olayın ardından, kamuoyunda elektrik güvenliği ile ilgili farkındalık artmış ve bu tür olayların bir daha yaşanmaması için altyapı sistemlerinin güçlendirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. İlgili kurumların olaydan ders çıkararak, benzer kazaların önüne geçmesi bekleniyor.
Sonuç
İzmir'deki elektrik akımı faciası, sadece iki kişinin hayatını kaybetmesine neden olmakla kalmamış, aynı zamanda toplumda geniş bir etki yaratmıştır. Dava süreci devam ederken, alınacak kararlar ve yapılacak yargılamalar, hem mağdur aileleri hem de toplum için büyük önem taşımaktadır. Bu olayın ardından, elektrik altyapısının güvenliği konusundaki tartışmaların daha da derinleşmesi beklenmektedir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.