İzmir'in Bayraklı ilçesinde, 7 Ağustos 2026 tarihinde sabah saatlerinde meydana gelen bir kazada, 21 yaşındaki üniversite öğrencisi , ESHOT otobüsünün çarpması sonucu ağır yaralandı. Erdoğan, kazanın olduğu yerde hız sınırının 30 kilometre olduğunu ancak sürücülerin bu kurala uymadığını ifade etti. "Duyduğum kadarıyla aynı yol üzerinde o hafta kaza geçiren üçüncü kişiymişim" diyen Erdoğan, kaza tutanağının hatalı olduğunu belirtti.

Kaza Anı ve Sonrası

Serra Nil Erdoğan, staj yaptığı kuruma gitmek için sabah saat 9.00 ile 9.30 arasında Anadolu Caddesi'ndeki yaya geçidinden karşıya geçmeye çalışırken otobüsün kendisine çarptığını anlattı. Çarpmanın etkisiyle takla attığını ve otobüsün altında kaldığını belirten Erdoğan, "Bu olay sonucunda leğen kemiğimde ve omurgamda iki tane kırık oluştu. İlk olarak İzmir Ege Üniversitesi Hastanesi'nde bir gün, ardından 13 gün boyunca İzmir Şehir Hastanesi'nde tedavi gördüm. Sonrasında ambulansla İstanbul'a sevk edildim" dedi. Şu anda durumunun stabil olduğunu ancak hala yürüyemediğini, kemiklerinin kaynaması için yatması gerektiğini ifade etti.

Telefonla Konuşma İddiaları

Kaza anında telefonla konuştuğuna dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Erdoğan, "Karşıdan karşıya geçerken telefonda konuştuğumla alakalı bir şey söylendi, bu kesinlikle doğru değil. Ben dümdüz karşıdan karşıya geçiyordum. Geçerken önümde bulunan taksi bana korna çaldı. Ben o sırada hızlı geçmeye çalışırken koştum. Koşarken de otobüsü geçebileceğimi düşündüm ama geçemedim. Otobüs durmadı, fren yapmadığı için beni sürükledi ve altına girdim" ifadelerini kullandı.

Hız Sınırı ve Güvenlik Eksiklikleri

Erdoğan, kazanın ardından bölgedeki ulaşım ve yol koşullarındaki tehlikelere dikkat çekti. "Orada hız tabelası var 30 kilometre, ama o hız tabelasına uymuyorlar. Otobüsü durdurmak için yolun ortasına gidip elimizle işaret etmemiz gerekiyor, taksi durdurur gibi. Yavaşlayarak ya da durarak gelmiyorlar. Zaten bunun 29 günde farkına varmıştım. En sonunda aynı olay benim de başıma geldi. Çünkü duyduğum kadarıyla aynı yol üzerinde o hafta kaza geçiren üçüncü kişiymişim" dedi.

Erdoğan, kazanın ardından belediyenin ilgisizliğinden de yakındı. "Kendileri bana 4 gün sonra ulaştılar, ESHOT. O anda ambulansla acile taşındım. Ailem de burada değildi, bana destek olabilecek hiç kimse yoktu. İzmir Bayraklı Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden kimse ulaşmadı, ESHOT'tan da bana kimse ulaşmadı" şeklinde konuştu.

Kazanın Gerçekleştiği Yer ve Trafik Raporu

Kazanın meydana geldiği noktadaki fiziki yetersizlikleri ve trafik raporundaki çelişkileri anlatan Erdoğan, "Ben oraya otobüsle giden birisiyim. İndiğim yerde otobüs durağı var. Otobüs durağında da iki tane bulunuyor. Yaya geçidinin sağ tarafındaki geçidin altında yaya geçidi çizgileri var, fakat sol taraftaki geçidin altında sadece engelli rampası var. O engelli rampasından inen insanlar, oradan Bayraklı Kaymakamlığı'na yürüyorlar. Ben de Bayraklı Kaymakamlığı'nda staj yaptığım için o rampadan inip yaya geçidi tabelasının altından oraya yürüyorum. Fakat burada kafa karışıklığı şurada oluyor. Orada yaya geçidi çizgisi yok ama yaya geçidi tabelası var. Trafik raporunda 'Vatandaş yaya geçidinde değildir' diyor. Halbuki ben yaya geçidinden geçerken çarpıldım" dedi.

Hatalı Trafik Raporu

Serra Nil Erdoğan'ın babası Ali İhsan Erdoğan, trafik kazası tespit tutanağının hatalı düzenlendiğini belirtti. "Kızım adına hukuki süreç başlatıldı. Gerekli veriler toplanılacak ve savcılık makamı bununla ilgili karar verecek. Ancak düzenlenen trafik kazası tutanağı oradaki fiziki gerçekleri yansıtmıyor. Olayın oluş şekli, olduğu yer, olayın olduğu yerdeki insan sayısı, yoldaki eksikler, bunların hiçbiri kaza raporunda kazanın oluş şeklini yansıtmıyor. Tabelalar zaten yaya geçidiyle birlikte değil. Yani yaya geçidinin standartlarına uygun değil. Raporu tutan memur, kızımın sağdan sola geçiyormuş gibi gösteriyor. Fakat kızım yolun sol tarafından sağ tarafına geçmeye çalışıyor. Diğer istikametten gelen otobüs, yaya geçidi önünde ve üzerinde otobüs, kızıma çarpıyor. Fakat raporda sanki kızım direkt otobüsün önünden karşıya geçmeye çalışıyormuş gibi görünüyor. Bu maddi gerçekliği yansıtmıyor. Kazanın bu şekilde olmadığı açık ve net ortada" şeklinde konuştu.

Kazadan Sonraki Duygular

Erdoğan, "Biz çok büyük bir kazayı, çok ucuz atlattık. Fakat bizden önceki, bizden sonraki diğer insanlar bu şekilde olmayabilir. Biz bunun tekrarlanmasını istemiyoruz. Eğer burası sürekli kaza olan bir bölge ise, amacımız buranın sorumlusunu uyarmak ve bu tür kazaların önüne geçmektir. Birilerinin canı yanmasın" diyerek tepkisini dile getirdi.

Sonuç ve Talepler

Erdoğan ve ailesi, yaşanan bu olayın ardından yetkililerden gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyor. Kaza sonrası yaşanan süreçte, hem sağlık durumu hem de yaya geçidi güvenliği konularında daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyorlar. Bu tür kazaların önlenmesi için gerekli adımların atılmasını isteyen aile, diğer insanların da benzer durumlarla karşılaşmaması için yetkililere çağrıda bulundu.