İzmir'in Torbalı ilçesinde, 5 Mayıs 2020 tarihinde meydana gelen iş kazasında, 55 yaşındaki kalıp ustası Nadir Çalışkan, inşaat alanında çalışırken başına taşınan tahta kalıp malzemesi düştü. Bu olay sonucunda ağır yaralanan Çalışkan, hastaneye kaldırıldı ve tedavi sürecinin ardından sol gözünü kaybetti. Çalışkan'ın meslekte kazanma gücü kaybı, Sosyal Güvenlik Kurumu İzmir Kurum Sağlık Kurulu tarafından %47 olarak belirlendi.
Tazminat Davası Süreci
Yaşadığı iş kazasının ardından maddi ve manevi zararlarının tazmini için avukatı Türker İzzet İşbilir aracılığıyla çalıştığı inşaat firmasına karşı dava açan Çalışkan, İzmir 18. İş Mahkemesi'nde açtığı davayı kazandı. Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak iş yerinin "çok tehlikeli" sınıfta olduğunu belirtti. Ayrıca, işverenin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na uygun gerekli iş güvenliği tedbirlerini almadığına dikkat çekildi. Bu bağlamda, mahkeme, Çalışkan'a 738 bin lira maddi ve 40 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Toplamda 778 bin lira tazminat talep eden Çalışkan, mahkeme kararını olumlu buldu.
Kazanın Etkileri ve Sonrası
Kaza sonrası yaşadığı zorlukları anlatan Çalışkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kaza sırasında 2 metre 50 santimetre boyundaki kalıbın düştüğünü ve doktorların gözünün iyileşmeyeceğini, dolayısıyla kör olacağını kendisine söylediklerini aktardı. Gözünü kaybetmesine bir türlü alışamadığını ifade eden Çalışkan, "Yolda giderken bir gözümü kapatınca nasıl gidebilirsin?" diyerek yaşadığı zorluğu dile getirdi. İnşaat sektöründe çalışamadığını, sağlık raporu nedeniyle diğer işlere de giremediğini belirten Çalışkan, "Buradan aldığım parayla iki inek aldım. Onlarla geçimimi sağlıyorum. Ayakta kalmaya çalışıyorum. Daha önce inşaat ustasıydım, şimdi iki hayvana bakıyorum," dedi.
Avukatın Açıklamaları ve İş Güvenliği
Çalışkan'ın avukatı Türker İzzet İşbilir, müvekkilinin çalıştığı iş yerinde gerekli iş güvenliği tedbirlerinin alınmadığını vurguladı. Hükmedilen tazminatların Çalışkan'ın gözünü geri getirmeyeceğini belirten İşbilir, "Fakat bu tazminatlar, bir nebze de olsa müvekkilimizin yaralarına derman olma niteliği taşıyor. Burada önemli olan husus, işverenler için gerekli tedbirlerin alınmaması durumunun ağır bir hukuki yaptırım olarak karşılarına çıkacak olmasıdır. İş Mahkemesi'nin verdiği karar, 'ben işçinin yanındayım, ben alın terinin, emeğin yanındayım' mesajını veriyor. Bu mesajın kuvvetli şekilde hissedildiğini görüyoruz," şeklinde konuştu.
İş Güvenliği Tedbirlerinin Önemi
Dava sürecinde, iş güvenliği tedbirlerinin alınmaması nedeniyle işverenin sorumluluğu da ön plana çıktı. Mahkeme, iş yerinin tehlikeli sınıfta yer alması ve gerekli önlemlerin alınmaması durumunu göz önünde bulundurarak, iş güvenliği standartlarının ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Çalışkan'ın yaşadığı kaza, iş kazalarının önlenmesi için işverenlerin alması gereken tedbirlerin altını çizen bir örnek oldu. Bu tür kazaların önüne geçmek için iş yerlerinde güvenlik kültürünün oluşturulması gerektiği vurgulandı. Çalışkan, yaşadığı bu talihsiz olayın ardından, iş güvenliği standartlarının artırılması gerektiğine inandığını belirtti.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.