İspanya'da muhalefetteki sağ ve aşırı sağcı partilerin, Gazze'deki olaylara rağmen İsrail hükümetine olan desteklerini artırmaları, ülkede ciddi tartışmalara yol açtı. Madrid'de düzenlenen bir forumda, eski İspanya Başbakanı ve sağ görüşlü Halk Partisi'nin (PP) önde gelen isimlerinden Jose Maria Aznar, İspanya hükümetinin, İsrail ile ilgili "soykırım" ifadesini kullanmasını "kabul edilemez ve katıksız bir antisemitizm" olarak nitelendirdi. Aznar, İspanya'nın İsrail ile ilişkilerinin en kısa sürede düzeltilmesi gerektiğini savundu.
Aznar, forumda yaptığı konuşmada, Ceuta'da yaşanan krizlerin, güvenilir müttefiklerle olan dostluğun kaybedilmesinin sonuçlarını gösterdiğini belirtti. "İsrail, Batı'nın en doğudaki savunma hattıdır. İspanya ise Batı'dır," diyen Aznar, İspanya'nın İsrail ile stratejik müttefiklik ilişkisini asla kesmemesi gerektiğini vurguladı. Aznar, demokrasilerde ideolojik önyargılardan daha önemli olan nedenlerden dolayı, İspanya'nın bu ülke ile olan ilişkilerini sürdürmesinin gerekliliğine dikkat çekti.
Aznar’ın Açıklamalarına Tepkiler
Aznar’ın bu açıklamaları, İspanya'daki azınlık sol koalisyon hükümetinden sert tepkiler aldı. Ulaştırma Bakanı Oscar Puente, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Aznar'ın Irak Savaşı sırasında, 16 Mart 2003'te Azor Adaları'nda yapılan bir toplantıya atıfta bulunarak eleştirilerde bulundu. Puente, "Herkes kendi yerinde. Azor Adaları'nın beyefendisi soykırımcılarla," ifadelerini kullandı. Sosyal Haklar, Tüketim ve 2030 Ajandası Bakanı Pablo Bustinduy ise Aznar'ın açıklamalarını eleştirerek, "Aznar bunu, İsrail'in soykırımcı hükümetinin temsilcisiyle yan yana söylüyor. Ne demek istiyor?" şeklinde yorumda bulundu.
Meclis'teki Tartışmalar
Diğer yandan, İspanya'da sağ ve aşırı sağın İsrail yanlısı söylemleriyle ilgili tartışmalar, Meclis'te de devam etti. Aşırı sağcı Vox partisinin lideri Santiago Abascal ile Başbakan Pedro Sanchez arasında sert bir diyalog yaşandı. Sanchez, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "silah arkadaşım" diye bahsettiği Abascal'ın Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump ile olan yakınlığına atfen, sert açıklamalarda bulundu. Sanchez, Abascal’a cevaben, "Bunca yıl boyunca siyasete katkınız, nefret, hakaret ve yabancı düşmanlığından ibaret oldu. Hakaretlere gelince. Bana otokrat, diktatör dediniz, hatta köpek bile dendi. Size tek bir şey söyleyeyim. Belki bir köpeğim ama sizin aksinize bir sahibim yok," şeklinde konuştu.
Abascal'ın kendisine yönelik "Fas'a boyun eğmek ve hainlik" suçlamalarına karşılık Sanchez, "Bana bu suçlamayı yöneltmeniz tam bir pişkinlik. Zira eğer biri birilerinin tasması altındaysa, o da sizsiniz. Kimileri tarafından getirilen gümrük vergilerini ve diğerleri tarafından işlenen soykırımları alkışlıyorsunuz," ifadelerini kullandı.
Seçim Anketleri ve Gelecek Öngörüleri
Son yayımlanan anketler, muhalefetteki sağ görüşlü PP ve aşırı sağcı Vox'un olası bir genel seçimde hükümeti kuracak çoğunluğu elde edebileceğini gösteriyor. Başbakan Sanchez'in, normal şartlarda 2027'de yapılacak seçimlerde tekrar aday olacağını açıklamasına rağmen, olası bir seçim yenilgisinde İspanya'nın İsrail'e karşı aldığı siyasi tavrın da değişebileceği öngörülüyor. Bu durum, İspanya'daki siyasi atmosferde sağ ve aşırı sağın etkisinin artabileceği anlamına geliyor. Ülkede yaşanan bu tartışmalar, hem iç politikayı hem de uluslararası ilişkileri etkileyecek gibi görünüyor. Aznar'ın açıklamaları ve hükümetin tepkileri, İspanya'daki siyasi kutuplaşmanın ne denli derinleştiğini gözler önüne seriyor. Bu bağlamda, sağ ve aşırı sağ partilerin, İsrail'e yönelik destekleri, önümüzdeki dönemde İspanya'nın dış politikasında önemli bir yer tutabilir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.