İngiltere , işgal altındaki topraklarında bulunan İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklama kararı üzerine İngiltere Hahambaşı Ephraim Mirvis'in eleştirilerine yanıt verdi. Miliband, "Ben Yahudi olmakla gurur duyuyorum ama kendisine (hahambaşı) katılmıyorum. Yapmamız gereken şey, yasalara saygı ve insan onuru gibi İngiliz değerlerine uygun davranmak ve adaletsizliği önlemektir." şeklinde konuştu.

Kararın Arka Planı

Miliband, Sky News televizyonunda yaptığı açıklamada, İngiltere'nin aldığı bu kararın ardından İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'teki konsolosluğunu kapatma kararına da değindi. Bu durumun iki tarafın güvenliği için önemli olduğunu vurgulayan Miliband, "İsrailli ve Filistinlilerin güvenliği için tek yol iki devletli çözümdür. Ancak sahadaki gerçeklere baktığımızda bu hedefin yok edildiğini görüyoruz." dedi.

Yerleşimlerin Artışı

Bakan, yasadışı yerleşimlerin sayısının hızla arttığını belirterek, "Bu durum ve Filistin halkının karşı karşıya olduğu baskı karşısında sessiz kalamayız. İsrail hükümetinin aldığı konsolosluk kapatma kararını üzüntüyle karşılıyorum. Ancak ticareti yasaklama kararından dolayı da gurur duyuyorum. Doğru bir şey yaptık." ifadelerini kullandı.

İngiltere-Filistin İlişkileri

Miliband, konsolosluğun kapatılmasının İngiltere ile Filistin arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyeceğini de belirtti. Filistinli yetkililerin, ülkenin toprak bütünlüğünü tehdit eden E1 projesinin durdurulmasının daha önemli bir adım olduğuna inandığını ifade etti. 'e yönelik eleştirilerini sürdüren Miliband, "Ben Yahudi olmakla gurur duyuyorum ama kendisine katılmıyorum. Kendisine saygı duyuyorum ama aynı düşünmüyorum. Kim İsrail hükümetinin yaptıklarının sorumlusu olarak İngiliz Yahudilerini görüyorsa, bu antisemitizmdir." dedi.

Güvenlik ve İzolasyon

Miliband, İsrail'in kendisini koruma iddiasıyla attığı adımların, ülkeyi daha güvensiz hale getirdiğini de vurguladı. "İsrail'i dünyadan izole halde görmek istemiyorum, ancak İsrail hükümetinin eylemleri beni korkutuyor." şeklinde konuştu. İngiltere'nin bu kararını açıklamadan önce ABD'ye bilgi verdiklerini belirten Miliband, İngiltere'nin yanı sıra Fransa, İspanya ve Kanada'nın da benzer kararlar aldığını hatırlattı. Bu durum, uluslararası toplumda Filistin topraklarındaki duruma dair artan bir duyarlılığın göstergesi olarak değerlendiriliyor. Miliband, bu kararların sadece İngiltere için değil, tüm dünya için önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Kararın, işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan adaletsizliklere karşı bir duruş sergilemek amacı taşıdığını vurguladı. Bu bağlamda, Miliband, uluslararası toplumun bu tür eylemleri desteklemesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Son olarak, İngiltere'nin bu kararının, diğer ülkelerin de benzer adımlar atmasına ilham verebileceği düşünülüyor.