Yemen'deki İran destekli Husiler, ülkenin batı kesiminde 5 bin 400 kilometrekarelik bir alanı kapsayan 6 ilçeyi kontrol altına aldıklarını duyurdu. Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, 3 Eylül'de başlayan çatışmaların ardından ABD merkezli sosyal medya platformu X üzerinden bir video paylaşarak bu durumu açıkladı. Seri, Yemen'in batısındaki Taiz ve Hudeyde vilayetlerinde bu alanları ele geçirdiklerini belirtti.
Seri, bölgedeki deniz taşımacılığıyla ilgili de önemli açıklamalarda bulundu. Suudi Arabistan'a ait gemiler haricinde, diğer tüm şirketlerin deniz taşımacılığının güvenli olduğunu iddia etti. Husiler, Suudi Arabistan gemilerine karşı "ablukaya ablukayla, saldırıya saldırıyla" yanıt vereceklerini ifade etti. Ayrıca, Husilerin Sözcüsü, 38 tugaydan oluşan 7 askeri birliği hedef aldıklarını ve Suudi Arabistan'a ait 32 savaş uçağından 9'unu düşürdüklerini öne sürdü.
Stratejik Bölgeler ve Kontrol Değişiklikleri
Husilerin ele geçirdiği bölgeler arasında stratejik öneme sahip Babulmendeb Boğazı'nın da bulunduğu kaydedildi. Ancak Seri, bu konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. Yemen hükümetine yakın kaynaklar, Husilerin Babulmendeb Boğazı'nda Meyyun (Perim) Adası ile Zubab ilçesini kontrol altına aldığını bildirdi. Bu durum, Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki El-Muha kentini ele geçirmesinin ardından gerçekleşti. Husilerin, Babulmendeb Boğazı çevresindeki Haniş Takım Adası, Meyyun Adası ve Zubab'ı da ele geçirmesi, çatışma sahasında belirgin değişikliklere yol açtı.
Temmuz ayından bu yana yeniden tırmanan çatışmalar, Yemen'deki kontrol haritasını önemli ölçüde etkiledi. Husiler, Hudeyde vilayetinin tamamında kontrol sağladıktan sonra Taiz'in batısına doğru ilerleyerek Kızıldeniz kıyısındaki stratejik kentleri ve Babulmendeb'e erişim sağlayan hatları ele geçirdi. Hükümet güçleri ise El-Cevf vilayetinde ilerleme kaydederek il merkezi Hazm kentine yaklaşmış durumda.
Babulmendeb Boğazı'nın Önemi
Babulmendeb Boğazı'nın stratejik önemi, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanma nedeniyle daha da artmış durumda. Kızıldeniz, Asya ile Avrupa arasındaki deniz ticaretinin ana güzergahını oluşturuyor. Süveyş Kanalı'nı kullanan gemilerin Babulmendeb Boğazı'ndan geçmek zorunda olması dolayısıyla, milyonlarca varil petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz bu güzergah üzerinden taşınıyor. Yemen'deki hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalar, sahadaki kontrol haritasında önemli değişikliklere yol açmaya devam ediyor. Bu çatışmalar, sadece yerel değil, aynı zamanda uluslararası ticaret ve güvenlik açısından da büyük bir tehdit oluşturuyor. Sonuç olarak, Yemen'deki bu gelişmeler, bölgedeki jeopolitik dengeleri de etkileme potansiyeline sahip. Husilerin kontrol altına aldığı bölgeler, uluslararası deniz ticareti için kritik bir öneme sahip olmaya devam ediyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.