Akın Gürlek, İstanbul Adalet Sarayı’nda adliye muhabirleriyle bir araya gelerek gündemdeki soruşturmalar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle cinayetiyle ilgili çarpıcı bilgiler paylaştı.

Naaşın Yer Değiştirmesi

Bakan Gürlek, Gülistan Doku dosyasında önemli ilerlemeler kaydedildiğini, ancak soruşturmanın tamamlandığını söylemenin henüz erken olduğunu belirtti. Bakan, “Gülistan’ın naaşının bulunması bizim için kritik bir konu. Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine dair bilgiler mevcut. Ayrıca, kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor.” dedi. Bu durum, soruşturmasında dikkat çeken bir boyut olarak öne çıkıyor.

Umut Altaş’ın İadesi

Bakan Gürlek, yurtdışındaki temasları sırasında ’ın iadesi için adli yardım talep ettiklerini ve olumlu gelişmeler beklediklerini ifade etti. Ancak nihai kararın ilgili ülkenin yetkili makamlarına ait olduğunu hatırlattı. Bu süreçte, ilgili ülkelerin yetkilileriyle adli yardımlaşma konularını görüştüklerini belirten Gürlek, iade talep edilen kişilere ilişkin dosyaların takipçisi olduklarını vurguladı.

32 Kişi Tutuklandı

Gülistan Doku’nun kaybolduğu 2020 yılındaki kapsamında, 2026 yılında cinayet şüphesiyle yeniden açılan dosya çerçevesinde 32 kişi tutuklandı. Bu kişiler arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, eski Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir ve eski Tunceli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü Ertuğrul Aslan yer alıyor. Firari sanık Umut Altaş, Gülistan Doku’nun Mustafa Türkay Sonel tarafından vurularak öldürüldüğünü iddia etti. Bu iddialar, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte.

Diğer Soruşturmalar

Bakan Gürlek, kamuoyunun dikkatle takip ettiği diğer soruşturmalar hakkında da bilgi verdi.

  • Kozinoğlu Soruşturması: Yurtdışında firari bulunan bir cezaevi personelinin beyanları doğrultusunda bazı adli işlemler yapıldığını belirtti. Bu kapsamda, zehirlenme, kalp krizi, ilaç etkisi veya doğal ölüm gibi durumların incelendiğini ifade etti.
  • Ahbap Soruşturması: Yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para toplandığına dair MASAK tespitleri olduğunu ifade etti. Bu süreçte, itirafçı beyanları ve tespitler doğrultusunda incelemelerin sürdüğünü vurguladı.
  • Alihan Kuriş: Almanya’dan adli yardım talep edildiğini ve dini duyguların kullanılarak lüks yaşam alanları oluşturulduğuna dair iddialar bulunduğunu aktardı.
  • Davutoğlu ve Gökçek: Ahmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiasıyla bir soruşturma başlatıldığını ve Melih Gökçek ile oğullarıyla ilgili başvuruların yapıldığını söyledi. Bu durum, yargı sürecinin nasıl ilerleyeceği konusunda kamuoyunda merak uyandırdı.

Bakan Gürlek, faili meçhul dosyalarla ilgili olarak da devletin kararlılığıyla yıllar sonra bile sonuç alınabileceğini vurguladı. “Birim kurulalı 4 ay oldu; 46 maktulün yer aldığı 40 dosya aydınlatıldı. Hiçbir şeyin sonsuza kadar karanlıkta kalmayacağı, adaletin er ya da geç tecelli edeceği görülüyor.” dedi. Bu açıklama, kamuoyuna güven vermek amacıyla yapılan bir vurguydu.

Uyuşturucu Baronunun Yakalanması

Bakan Gürlek, uluslararası uyuşturucu ticareti yapan suç örgütü lideri İslam Yakut’un İstanbul’da yakalandığını açıkladı. Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Şüphelinin, uzun süredir yurtiçinde ve yurtdışında saklandığı yerlerden suç örgütünü yönetmeye devam ettiği belirlendi. Suç örgütünün, Türkiye ve Avrupa ülkelerinde ele geçirilen toplam 2 ton uyuşturucu maddeden sorumlu olduğu ortaya çıkarıldı.” dedi. Bu açıklama, uyuşturucu ile mücadelede önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.

Bakan, “Uyuşturucu baronları nerede saklanırsa saklansın, hangi yöntemlerle izlerini kaybettirmeye çalışırsa çalışsın, devletimizin kararlı takibinden ve adaletten kaçamayacaktır.” şeklinde konuştu.

Bu gelişmeler, Türkiye’deki adalet sisteminin işleyişi ve kamu güvenliği açısından kritik bir öneme sahip. Bakan Gürlek’in açıklamaları, hem Gülistan Doku cinayeti hem de diğer soruşturmalar hakkında kamuoyunun merak ettiği pek çok soruya yanıt niteliği taşıyor. Adalet Bakanlığı’nın bu süreçteki kararlılığı, adaletin sağlanması adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.