(ANKARA) - CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, motorin fiyatlarının 100 lira seviyesine yaklaşmasıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Kış, 100 liralık banknotun 1 Ocak 2009'da tedavüle çıktığını ve o dönemde motorinin litre fiyatının 2 lira 46 kuruş olduğunu hatırlatarak, "100 liralık banknot tedavüle çıktığında yaklaşık 41 litre mazot alıyordu. Bugün aynı banknotla 1 litre mazot ancak alınabiliyor. Banknot aynı, üzerindeki rakam aynı ama satın aldığı mazot 41 litreden 1 litreye düştü. Türkiye'de paranın ve alım gücünün 17 yılda nasıl eritildiğinin bundan daha açık bir fotoğrafı olamaz" dedi.
Mazot Fiyatlarındaki Artış
Motorin fiyatlarının son dönemdeki artışını ele alan Kış, bir ay önce litre fiyatının 79,69 lira iken, bu rakamın yüzde 19,9 artışla 95,59 liraya yükseldiğini belirtti. Kış, "Bir yıl önce 54,36 lira olan motorin fiyatı, yüzde 75,8 artışla 95,59 liraya çıktı. Beş yıl önce ise 7,28 lira olan motorin fiyatı, yüzde bin 213'lük bir artış gösterdi. Hangi çiftçinin geliri beş yılda yüzde bin 213 arttı? Hangi nakliyecinin kazancı bir yılda yüzde 75,8 yükseldi?" şeklinde konuştu.
Kış, akaryakıt fiyatlarındaki artışın yüksek enflasyon döneminde vatandaşların gelirlerini erittiğini vurgulayarak, "Akaryakıt güncelleniyor, vergiler güncelleniyor, fiyatlar güncelleniyor; fakat vatandaşın geliri güncellenmiyor. İnsanlar artık mevcut hayatlarını sürdürebilmek için borçlanıyor. Bu durum, akaryakıta yapılan her zam ile birlikte milyonların sırtına yeni bir yük bindiriyor. Bu zam, önümüzdeki günlerde soframızdaki her şeyin daha pahalı olacağının habercisidir" ifadelerini kullandı.
Üretim ve Tedarik Zinciri Üzerindeki Etkiler
Kış, akaryakıt fiyatlarının artışının üretim ve tedarik zincirine de olumsuz etkilerinin olabileceğine dikkat çekerek, "Mazot artık sadece bir akaryakıt fiyatı meselesi değil; üretimin, gıda güvenliğinin ve hayat pahalılığının meselesidir. Çiftçi tarlasını mazotla sürüyor, ürün tarladan hale mazotla geliyor, kamyon fabrikadaki malı mazotla markete taşıyor. Mazota gelen zam üretimin, nakliyenin ve dağıtımın her aşamasına maliyet olarak yazılıyor. Sonunda o fatura pazardaki etikete, market rafına ve vatandaşın sofrasına geliyor. Nakliyeci bu maliyeti karşılayamaz ve kamyoncu kontak kapatacak noktaya gelirse yalnızca kamyonlar durmaz. Tarladaki ürün pazara, fabrikadaki mal rafa ulaşamaz. Üretim ve tedarik zincirinde yaşanacak bir kırılmanın bedelini bütün Türkiye öder" dedi.
Kış, hükümete de çağrıda bulunarak, "İktidar pompadaki rakamı seyretmeyi bırakmalı; üretimin ve taşımacılığın üzerindeki akaryakıt yükünü hafifletecek adımları derhal atmalıdır. Çünkü mesele bir depo mazot değil; Türkiye'nin üretimi, taşımacılığı ve vatandaşın sofrasıdır" şeklinde konuştu.
Kış, motorin fiyatlarının artışının, çiftçinin, nakliyecinin ve esnafın maliyetlerini daha ne kadar taşıyabileceği konusunda endişelerini dile getirerek, "Mazota yapılan her zam dönüp dolaşıp 86 milyonun cebine ve sofrasına geliyor. Bu nedenle acil önlemler alınması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Sonuç ve Öneriler
Gülcan Kış, akaryakıt fiyatlarının artışının sadece bir ekonomik sorun olmadığını, aynı zamanda sosyal bir kriz haline geldiğini belirtti. Kış, "Artan maliyetler, halkın yaşam standartlarını tehdit ediyor. Bu durum, gıda fiyatlarının artmasına ve dolayısıyla gıda güvenliğinin tehlikeye girmesine yol açıyor. Hükümetin bu durumu göz ardı etmemesi ve acil önlemler alması şart" dedi. Kış, çiftçilerin ve nakliyecilerin bu artışlardan olumsuz etkilenmemesi için devlet desteklerinin artırılması gerektiğini savundu.
Kış, "Bu sorunların çözümü için birlikte hareket etmeliyiz. Ekonomik istikrarı sağlamak ve vatandaşların refahını artırmak için gerekli adımlar atılmalıdır. Aksi takdirde, bu sorunlar daha da derinleşerek toplumun her kesimini etkileyecektir" diyerek sözlerini tamamladı.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.