Cumhurbaşkanlığı ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak , 10 Eylül 2026 tarihinde İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen Türkiye etkinliğinde önemli açıklamalarda bulundu. Dağlıoğlu, Türkiye'nin yalnızca bir köprü değil, aynı zamanda bölgedeki çok uluslu şirketler için stratejik bir merkez olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin Merkez Olma Rolü

Dağlıoğlu, Türkiye'nin coğrafi konumu ve yetenek havuzuna erişim imkanı sayesinde bölgesel bir merkez haline geldiğini vurguladı. "Burası gerçek bir merkez. Özellikle çok uluslu şirketler için bir üretim merkezi, bir AR-GE merkezi, bir lojistik merkezi olduğunu görebilirsiniz," dedi. Türkiye'nin, bölgedeki faaliyetlerini yönetmek isteyen birçok küresel şirket için tercih edilen bir lokasyon haline geldiğini belirtti.

Girişimcilik ve Teşvikler

Son yıllarda Türkiye'nin bir startup merkezi olarak öne çıktığını ifade eden Dağlıoğlu, bölgedeki birçok şirketin Türkiye'ye gelerek iş kurma fırsatlarını değerlendirdiğini belirtti. Türkiye'nin, Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya, Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerinden gelen girişimciler için cazip bir destinasyon olduğunu vurguladı. Ayrıca, Türkiye'nin sanayi çeşitliliği ve kapsamlı teşvik paketleri ile dikkat çektiğini de sözlerine ekledi. Dağlıoğlu, Türkiye'nin 20 yıl önce yalnızca Asya ile Avrupa arasında bir köprü olarak görüldüğünü hatırlatarak, artık bunun doğru bir tanım olmadığını kaydetti.

Yapay Zeka ve Rekabet Gücü

adaptasyonunun önemine değinen Dağlıoğlu, Türkiye'nin bölgesinde sanayisini en fazla çeşitlendirmiş ülke olduğunu belirtti. Türkiye'yi ziyaret eden pek çok kişiden, Türkiye'nin Almanya'dan Çin'e kadar uzanan coğrafyada en sanayileşmiş ülke olduğu yönünde geri dönüşler aldığını ifade etti. Bu durumun Türkiye için büyük bir rekabet avantajı sağladığını belirtti. Dağlıoğlu, Türkiye'nin son 20 yıldır rekabetçi bir ekonomi olduğunu vurgulayarak, ülke olarak gelecekte de yapay zekayı benimseme ve rekabet gücünü koruma konusunda son derece kararlı olduklarını ifade etti.

Gelecek Hedefleri

Dağlıoğlu, Türkiye'nin şu anda bölgesel bir merkez olduğunu ancak bunun kendileri için yeterli olmadığını ve gelecek on yıllarda hedeflerinin küresel bir ekonomik güç merkezi olmak olduğunu bildirdi. Son açıklanan teşviklerin aslında Türkiye'yi bölgesel bir merkezden küresel bir ekonomik güç merkezine dönüştürmeyi amaçlayan bir vizyonla hazırlandığına dikkati çekti.

Teşvik Paketleri ve Vergi Avantajları

Dağlıoğlu, hizmet ihracatında kurumlar vergisi oranının yüzde 0 olacağını ve bunun yalnızca yazılım gibi alanlarla sınırlı olmadığını, her türlü hizmet faaliyetini kapsadığını belirtti. Ayrıca, çok uluslu teknoloji şirketlerinin İstanbul'da, yani Türkiye'de kuracakları küresel iş merkezleri veya ortak hizmet birimlerinin kurumlar vergisinden muaf tutulacaklarını da ekledi. Belirli gelir vergisi muafiyetlerinin sağlanacağını da ifade eden Dağlıoğlu, özel sermaye fonları, aile şirketleri ve yüksek gelirli bireyler için yakın zamanda devreye alınacak bir teşvik programının olduğunu, varlıkların Türkiye'ye getirilmesi durumunda 'non-dom' programından yararlanılabileceğini ve yurt dışı kazançlarının 20 yıl boyunca vergiden muaf olacağını belirtti.

Türkiye'nin Ekonomik Gücü

Dağlıoğlu, Türkiye'nin ilk olarak dirençli ve hızlı büyüyen bir ekonomi olarak hatırlanması gerektiğini belirterek, "İkincisi, zengin yetenek havuzuna sahip bir ülke. Üçüncüsü, reformlara kararlılıkla bağlıyız. Türkiye'nin rekabet gücünü korumakta kararlıyız ve Türk devletini tüm yatırımcıların yanında göreceksiniz. Son temel mesaj ise burası kesinlikle kıtaların kesişim noktasında yer alan bir ülke," diye konuştu.

Dağlıoğlu'nun açıklamaları, Türkiye'nin uluslararası arenada nasıl bir rol üstlendiğinin altını çizerken, aynı zamanda ülkenin ekonomik hedefleri ve stratejik planları hakkında da önemli bilgiler sundu. Türkiye'nin, bölgesel bir merkez olma hedefinin ötesinde, küresel bir ekonomik güç merkezi olma yolunda attığı adımlar, yatırımcılar için büyük fırsatlar sunmaya devam ediyor. Türkiye'nin sanayi kolları, finans, bilgi ve iletişim teknolojileri, yazılım ve turizm-konaklama gibi güçlü hizmet sektörleriyle de çevrelenmiş durumda. Ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ülkenin altyapısına ve üstyapısına ciddi yatırımlar yapıldığına dikkat çekildi. Sonuç olarak, Türkiye'nin yapay zeka ve teknoloji alanındaki gelişmeleri, bölgesel ve küresel ölçekteki hedefleri doğrultusunda büyük bir ivme kazanmış durumda. Dağlıoğlu'nun konuşması, Türkiye'nin bu alandaki potansiyelini ve fırsatlarını daha geniş bir kitleye duyurmayı amaçlıyor.