İsrail'in Gazze Şeridi'nde gerçekleştirdiği saldırılar, bölgedeki kanalizasyon altyapısının büyük bir kısmını tahrip etti. Bu durum, onarım için gerekli malzeme ve yakıtın girişinin engellenmesiyle birlikte, arıtılmamış atık suların denize ve yağmur suyu toplama havuzlarına akmasına yol açtı. Bu da çevre kirliliğini artırırken, salgın hastalık riskini de yükseltiyor.
Han Yunus'taki Durum
Han Yunus Belediyesi Sözcüsü Saib Lakan, İsrail'in saldırılarının Han Yunus'ta 30 bin metreden fazla kanalizasyon şebekesini tahrip ettiğini belirtti. Lakan, belediye ekiplerinin ana arıtma tesisine ulaşmasının engellendiğini ifade ederek, yerinden edilmiş Filistinlilerin bulunduğu alanların korunması amacıyla kanalizasyon suyunun yönünü denize çevirmek zorunda kaldıklarını aktardı. Her gün 6 bin ila 10 bin metreküp arıtılmamış kanalizasyon suyunun deniz kıyısına pompalanmasının ciddi tehditler oluşturduğunu vurguladı. Lakan, bu durumun yerinden edilmiş kişiler arasında hastalıkların yayılma riskini artırdığını ve kirliliğin Akdeniz havzasındaki diğer bölgelere de taşınabileceğini kaydetti.
Gazze Kentindeki Sorunlar
Gazze Belediyesi Sözcüsü Hüsni Muhenna, İsrail saldırıları sonucunda tahrip olan 8 kanalizasyon suyu pompalama istasyonundan yalnızca 2'sinin faaliyete geçebildiğini belirtti. Gazze kentindeki yaklaşık 220 bin metre kanalizasyon şebekesinin tahrip olduğunu ve her gün 24 bin metreküpten fazla kanalizasyon suyunun kıyıya sızdığını ifade etti. Ayrıca, yağmur suyu toplama amacıyla kurulan Şeyh Rıdvan Göleti'nin de kanalizasyon sularının toplandığı bir alana dönüştüğünü aktardı. Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin yaşamı, kanalizasyon sularının caddelerde yaydığı kötü koku ve beraberinde getirdiği sivrisinekler nedeniyle zorlaşıyor.
Birleşmiş Milletler'in Uyarıları
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, Gazze'deki 6 kanalizasyon arıtma tesisi tamamen hizmet dışı. OCHA, Gazze'deki kanalizasyon suyu pompalama istasyonlarının yaklaşık yüzde 70'inin çalışmadığını ve her gün 150 bin metreküpten fazla arıtılmamış kanalizasyon suyunun çevreye bırakıldığını bildirdi. Ayrıca, Gazze'deki Filistinlilerin yaklaşık yüzde 60'ı, kaldıkları yerlere 10 metreden daha yakın mesafedeki kanalizasyon sularına veya insan atıklarına maruz kalıyor.
Su Temininde Kirlilik Riski
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ise, kanalizasyon altyapısının çökmesi ve su şebekelerinin tahrip edilmesi nedeniyle Gazze halkının su temininde bağlı olduğu yer altı su rezervuarında da kirliliğin artmış olabileceği uyarısında bulundu. UNEP, İsrail saldırıları nedeniyle yıkılan binalardan oluşan molozların bir kısmının asbest içerebileceğine dikkat çekerek, bu maddeye uzun süre maruz kalmanın ölümcül hastalıklara yol açabileceğini vurguladı. Gazze'deki bu durum, hem yerel halkın sağlığını tehdit etmekte hem de çevresel sorunları derinleştirmektedir. Uluslararası toplumun bu konuda harekete geçmesi ve gerekli yardımların sağlanması büyük önem taşımaktadır. Gazze'deki kanalizasyon sisteminin durumu, sadece bölge halkını değil, aynı zamanda çevreyi de tehdit eden bir sorun haline gelmiştir. Bu nedenle, uluslararası toplumun bu konuda acil müdahalelerde bulunması gerekmektedir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.