'te yaşayan 58 yaşındaki , göz rahatsızlığı nedeniyle telefonculuk mesleğini bırakmak zorunda kaldı. Bu durum, Yılmaz'ı yeni bir edinmeye yönlendirdi. Tarihi Bakırcılar Çarşısı'nda işine başlayan Yılmaz, kısa sürede bu mesleğin inceliklerini öğrenerek ustalaştı. Kendi dükkanında çalışmaya devam eden Yılmaz, gününün büyük bir kısmını burada geçiriyor. Deri ve çeşitli malzemeleri el işçiliğiyle işleyerek, müşterilerine sunduğu ürünler hazırlıyor.

Yılmaz, mesleğini gelecek nesillere aktarma arzusuyla hareket ediyor. Bu amaçla, okul çağındaki kızı Arzu Ela Yılmaz'ı dükkanına getirerek saraciye işinin inceliklerini öğretmeye başladı. Böylece, kızı hem el becerisini geliştiriyor hem de yıllardır süregelen bu mesleğin geleceğe taşınmasına katkıda bulunuyor. Ekrem Yılmaz, "Bu mesleği seçmek benim için mutluluk verici oldu. Üretim her zaman mutluluk verici bir şeydir. İnsanlara faydalı olabilmek her zaman insana zevk verir," şeklinde konuştu.

Yılmaz, çocuklarını bu mesleğe yönlendirerek, onların gelecekte bu alanda başarılı olmalarını umuyor. "Çocuklarım okumazsa yapabileceği altın bir meslek. İleride bunu herkes yapmayacak. Zaten buna yönelik insanlar yok. Gerek çıraklık olsun, gerekse insanların bu mesleğe meyili yok," ifadelerini kullandı.

Ürettikleri ürünlerin Türkiye'nin birçok yerine ve Arap ülkelerine gönderildiğini belirten Yılmaz, "Dükkanımızda ürettiğimiz ürünleri hemen hemen Türkiye'nin birçok yerine gönderiyoruz. Arap ülkelerine de veriyoruz. Mesela Suriye, Suudi Arabistan gibi bölgelere de ürün gönderiyoruz. Doğu'ya daha ağırlıklı veriyoruz. Buradan çıkan ürünler Edirne'ye kadar gidiyor," dedi.

Yılmaz'ın kızı Arzu Ela Yılmaz, boş zamanlarında babasının yanında çalışarak mesleği öğreniyor. 11 yaşındaki Arzu, "Ben okuyorum, boş zamanlarımda da babamın yanında çalışıyorum. Okuldan çıktıktan sonra babamın yanına gelip onun malzemelerle yaptıklarına yardım ediyorum. Boncuk diziyorum, tasma yapıyorum. Babam heybe diktiğinde ona yardım ediyorum. Tokaları falan yapıyorum. Mutluyum," diye konuştu.

Ekrem Yılmaz, saraciye mesleğine 8 yıl önce başladığını belirtti. "Çocuklarımla beraber hepimiz ailecek bu işi yapıyoruz. Bu mesleğe tesadüfen başladım. Bir arkadaşımın yanına gelmiştim. Arkadaşım bu işi yapıyordu. Onun vasıtasıyla girişim yaptık ve kendisi ile ayrıldık. Ben devam ettim burada. Şu anda yaptığım işten memnunum. Telefon teknik servisiydim. Gözlerim zayıflayınca yapamaz duruma geldim. İstediğimi yapamıyordum. Bu mesleği seçmek benim için mutluluk verici oldu. O meslekten buna geçmek çok yerinde bir değişim oldu. Üretim her zaman mutluluk verici bir şeydir. İnsanlara faydalı olabilmek her zaman insana zevk verir," ifadelerini kullandı.

Yılmaz, saraciye mesleğinin zorluklarına rağmen, bu alandaki üretimin her zaman insanlara mutluluk verdiğini vurguladı. Ürettikleri ürünlerin kalitesi ve çeşitliliği ile müşteri memnuniyetini sağladıklarını belirtti. Ekrem Yılmaz, "Bizler burada köpek tasmaları, inek, at eğerleri, eşek heybeleri, motor heybeleri yani bütün hayvansal ürünlerin hemen hemen hepsini yapıyoruz. İnsanların ilgisine gelince herkes ihtiyacını görüyor ve herkesin de bu tarz ürünlere ihtiyacı olduğu için herkes çok memnun, biz de memnunuz kendilerinden," dedi.

Sonuç olarak, Ekrem Yılmaz ve kızı Arzu Ela Yılmaz, Gaziantep'te saraciye mesleğini yaşatarak, hem aile bağlarını güçlendiriyor hem de bu geleneksel zanaatı gelecek nesillere aktarma çabasını sürdürüyor.