'da, Ramazan Bayramı'nın birinci günü, annelerinin mezarı başında dua ederken boşanma aşamasındaki eşi tarafından av tüfeğiyle öldürülen 'ın (35) ablasına gönderdiği gün yüzüne çıktı. Bu ses kaydında Yıldırım, eşinin kendisini takip ettiğini ve bir tehlike anında kaydı polise ulaştırmasını istemiş. Kayıtta, "Bir şey olursa, bu videoyu polise ulaştır. Bu evden benim girdiğimi çıktığımı takip ediyor. Beni öldürmeye çalışıyor" ifadeleri yer aldı. Bu kayıt, savcılığa delil olarak sunuldu ve olayın gelişimini etkileyen önemli bir unsur haline geldi.

Olay, 20 Mart 2026'da saat 13.00 civarında, Aksaray'ın Ortaköy ilçesi Oğuzlar köyünde meydana geldi. Gamze Yıldırım, ablası Beyaz Çakmak ile birlikte, anneleri Elif ve babaları Bünyamin Özsevgiç’in mezarını ziyaret etmek üzere mezarlığa gitmişti. Bu sırada, boşanma sürecindeki eşi Habip Emre Yıldırım, av tüfeğiyle gelerek Gamze Yıldırım ve baldızına ateş açtı. Gamze Yıldırım başından vurulurken, ablası ise karnından yaralandı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Gamze Yıldırım'ın yaşamını yitirdiğini belirledi. Yaralı Beyaz Çakmak ise Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı ve tedavi altına alındı.

Habip Emre Yıldırım, jandarma ekipleri tarafından olay yerinde suç aleti tüfekle yakalandı ve tutuklandı. Yaralanan Beyaz Çakmak, 45 günlük tedavi sürecinin ardından taburcu oldu.

Ses Kaydının İçeriği

Gamze Yıldırım'ın, 7 Şubat 2026 tarihinde, evlerinin karşısındaki binanın görüntülerini çekip, eşinin kendisini takip ettiğine dair bir ses kaydı ablasına gönderdiği ortaya çıktı. Bu kayıtta, Yıldırım, "Bir şey olursa bacım, bu videoyu polise ulaştır. Bu evden benim girdiğimi çıktığımı takip ediyor. Beni öldürmeye çalışıyor" şeklinde ifadeler kullandı. Bu ses kaydı, soruşturma savcısına delil olarak sunuldu ve olayın ciddiyetini artırdı.

Daha Önceki Tehditler

Öte yandan, Habip Emre Yıldırım'ın, 2024 yılında Gamze Yıldırım'ı evde bir odaya kapatıp, başını pencereden dışarı çıkararak benzin döküp yakmaya çalıştığı iddiaları gündeme geldi. Bu olay, Habip Emre'nin amcasının eşi tarafından engellendiği öne sürüldü. Yıldırım'ın ailesinin, bu durumu da avukatları aracılığıyla savcılığa ek delil olarak sunduğu belirtildi. Olayın gelişimi, Gamze Yıldırım'ın yaşadığı ve tehlikeleri daha da net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu tür olayların önlenmesi adına yetkililerin daha dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, Gamze Yıldırım'ın yaşadığı bu zor süreç, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınlara yönelik şiddet konularında da önemli bir tartışma başlatıyor. Kadınların maruz kaldığı şiddet olaylarının önlenmesi için daha etkin yasaların ve uygulamaların gerekliliği bir kez daha gözler önüne seriliyor.