14 Eylül 2026 tarihinde ve , Helsinki'nin "ileri " girişimine katıldıklarını duyurdular. Bu katılımla birlikte Finlandiya, İngiltere, Almanya, Polonya, Hollanda, Belçika, Yunanistan, İsveç, Danimarka ve Norveç'in ardından bu girişime katılan 10. ülke oldu. Finlandiya, barış döneminde kendi topraklarına nükleer silah yerleştirmeyi planlamadığını da vurguladı.

NATO'nun Tarihsel Rolü

, 1949 yılında kurulduğundan bu yana ABD'nin nükleer kapasitesi, Batı Avrupa'nın caydırıcılığının temel taşlarından biri olmuştur. Soğuk Savaş döneminde, Amerikan nükleer silahları Avrupa'ya yerleştirilmiş ve NATO'nun "nükleer paylaşım" sistemi oluşturulmuştur. Fransa ve İngiltere, kendi nükleer cephaneliklerini oluşturmuş olsalar da, Avrupa'nın nükleer güvenliğinin merkezi Washington'da kalmaya devam etmiştir.

Trump'ın Güvenlik Açıklamaları

Eski ABD Başkanı Donald Trump, NATO ülkelerinin savunma harcamalarını yetersiz bulmakta ve bu durumun ABD'nin müttefiklerini koruma yükümlülüğünü sorgulamasına yol açtığını ifade etmiştir. Şubat 2024'te, yükümlülüklerini yerine getirmeyen bir müttefiki Rusya'ya karşı korumayacağını belirtmiş ve bu durum Moskova'nın "istediğini yapmasına teşvik edeceğini" söylemiştir. Bu açıklamalar, Avrupa'da ABD güvenlik garantisinin geleceği hakkında tartışmaları artırmıştır.

Fransa ve İngiltere'nin İşbirliği

Fransa ve İngiltere, Temmuz 2025'te nükleer caydırıcılık alanında işbirliklerini güçlendirme kararı almışlardır. 2026 yılı itibarıyla İngiliz yetkililer, ilk kez bir Fransız stratejik hava kuvvetleri tatbikatına katıldılar. Ancak, her iki ülkenin nükleer silahları ve bu silahları kullanma yetkileri, ulusal kontrol altında kalmaya devam etmektedir.

Macron'un Yeni Nükleer Doktrini

Fransa Cumhurbaşkanı , 2 Mart 2026 tarihinde Île Longue nükleer denizaltı üssünde yeni nükleer doktrinini ilan etti. Macron, Fransa'nın nükleer cephaneliğini genişleteceğini ve müttefiklerin Fransız nükleer tatbikatlarına katılabileceğini açıkladı. Nükleer silah kullanma kararı ise yalnızca Fransa Cumhurbaşkanı'na ait olacaktır.

Avrupa'nın İkinci Nükleer Katmanı

Macron'un açıklamaları doğrultusunda Fransa ve Almanya arasında bir "nükleer yönlendirme grubu" oluşturulmuştur. Finlandiya'nın katılımıyla birlikte, bu girişimde yer alan ülkelerin sayısı 10'a yükselmiştir. Yeni sistem, Avrupa'nın savunmasına ABD'nin yanı sıra Fransız nükleer caydırıcılığını da ekleyen yeni bir katman oluşturmayı hedeflemektedir. Bu gelişmeler, Avrupa'nın güvenlik mimarisini yeniden şekillendirmekte ve nükleer caydırıcılığın önemini artırmaktadır.