Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler sonucunda yıkılan Ezgi Apartmanı davasında, karar duruşmasının 10 Eylül 2026'da yapılması bekleniyor. Bu dava, 35 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan olayla ilgili olarak yürütülüyor ve Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 12'nci duruşma gerçekleştirilecek. Mahkeme, duruşma için gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını talep etti.
Mağdur Ailelerin Duygusal Yükü
Ezgi Apartmanı'nda yaşamını yitirenlerin aileleri, özellikle Nurgül Göksu, duruşma öncesinde yaşadıkları acıyı dile getirdi. Göksu, 6 Şubat depremlerinde oğlunu, gelinini ve 6 aylık torunu Asude'yi kaybetti. Duruşma için geldiği Kahramanmaraş'ta, ilk olarak Kapıçam Deprem Şehitliği'ni ziyaret ederek dua etti. Göksu, yaşadığı kayıplar nedeniyle üç buçuk yıldır adalet mücadelesi verdiğini belirtti.
Göksu, çevredeki diğer binaların ayakta kalmasına rağmen Ezgi Apartmanı'nın yıkıldığını vurgulayarak, "O binalarda doğan çocuklar, Asude'yle aynı dönemde doğan çocuklar büyüdüler. Ama benim Asude'm, altında beziyle, bezini bile çıkarmadan biz Asude'yi toprağa koyduk" ifadelerini kullandı. Bu durumu, adalet arayışında kendisine bir motivasyon kaynağı olarak gördüğünü belirtti.
Adalet Talebi ve Umutlar
Nurgül Göksu, yetkililere seslenerek çocuklarının adaletinin sağlanmasını istedi. "Ben üç tane evladını kaybeden bir anne olarak, yaşamaya devam edebilmem için bana bir sebep vermeniz gerekiyor. Benim çocuklarımın adaletini sağlayınız. Üç buçuk yıldan bu yana sadece istediğim şey adaletti" şeklinde konuştu. Yaşadığı acıları ve kayıplarını anlatırken, oğlunun cenazesinin bir poşetin içerisinde toprağa verildiğini aktararak, "Ben 1,86 boyundaki evladımı bir poşetin içerisine koyarak toprağın altına koydum. Asude'yle annesini o torbanın içine saramamışlardı bile" dedi.
Göksu, yaşadığı sürecin zorluğunu ve kayıplarının derin acısını dile getirerek, yetkililerden empati yapmalarını ve yaşadıklarını anlamalarını istedi. Bu davanın, sadece kendi acısını değil, benzer durumlarla karşılaşan diğer ailelerin de adalet arayışını temsil ettiğini ifade etti.
Kamu Personeli Üzerine Eleştiriler
Son gelen bilirkişi raporunda, işletme sahipleri ile birlikte 2021 yılındaki şikayet dilekçesini görmezden gelen Onikişubat Belediyesi'ndeki bazı kamu personelinin de "asli kusurlu" bulunduğu belirtildi. Göksu, bu kişilerin hala görevde olmasına karşı çıkarak, "Bu kamu personelleri hala nasıl görevine devam ediyor? İnanın, bir anne olarak çıldırmamak elde değil" dedi.
Bolu Kartalkaya'daki otel yangınında ihmali bulunan belediye personelinin "olası kast" suçundan yargılandığını hatırlatan Göksu, Onikişubat Belediyesi'ndeki çalışanların neden aynı muameleyi görmediğini sorguladı. 2021 yılında yapılan şikayette vatandaşların "Biz ölmek istemiyoruz, bizi kurtarın" dediğini hatırlatarak, belediyenin bu çağrılara rağmen görevini yerine getirmediğini savundu.
Deprem Raporları ve Sorumluluklar
Nurgül Göksu, AFAD tarafından 2020 yılında hazırlanan İRAP raporunda riskli yapıların tespit edilmesi ve gerektiğinde tahliye edilmesine yönelik önlemlerin sıralandığını kaydetti. Bu rapora rağmen, Onikişubat Belediyesi'nin gerekli önlemleri almadığını ifade ederek, "Bu insanlar bile isteye görevini yapmıyor" değerlendirmesinde bulundu. Kamu Denetçiliği Kurumu'na ve CİMER üzerinden İçişleri Bakanlığı'na başvurduğunu belirtti.
Göksu, "Bu insanlar benim çocuklarımın ölümüne sebep oldular. Bu koltukta oturmalarını kabul etmiyorum. Onun için de gereken cezayı yetkililerin vermesini istiyorum" dedi.
Adalet Mücadelesi ve Beklentiler
Davanın sonuçlanmasını yaklaşık dört yıldır beklediğini anlatan Göksu, deprem davalarında sanıklara iyi hal indirimi yapılmasına karşı çıktığını belirtti. "Binlerce insanın, yani resmi rakamlara göre 53 binden fazla insanın hayatını kaybettiği depremde sanıklara ceza indirimi yapılmasını, biz en sevdiklerini toprağın altına koyan aileler olarak kabul etmiyoruz. Üç beş yıl yatıp da bu insanların çıkmasını istemiyoruz. Bu kadar insanın ölümünün bedeli üç beş yıl değil. Bizim sesimizi yetkililer duysun. Bizim tek istediğimiz şey adalet" diyerek, adalet arayışını sürdürdüğünü vurguladı.
Davanın Arka Planı
6 Şubat 2023'te meydana gelen depremler sonucunda, Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ezgi Apartmanı'nın yıkılması sonucu 35 kişi hayatını kaybetti. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın zemin katında faaliyet gösteren pastanenin yetkilileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile pastanedeki tadilatı organize eden sanık Ertan Danacı hakkında 35 kez "olası kastla öldürme" ve "olası kastla yaralama" suçlamasıyla dava açtı. Ayrıca, müteahhit Yakup Aktaş ile fenni mesul Mehmet Tekin hakkında ise "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açıldı.
Bunun yanı sıra, binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş Belediyesinde görev yapan Fahri Yiğitoğlu, Veli Çiftaslan ve Mehmet Dişçeken ile pastanedeki tadilatları denetlemeyen Onikişubat Belediyesi personeli Sait Avşar, Ali Gemci, Mehmet Akif Canlı ve Mustafa Şirikçi hakkında da "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açıldı. Yargılama sürecinde müteahhit Aktaş yaşamını yitirdi. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 11'inci duruşma öncesinde esasa ilişkin görüşünü açıklamış; sanıklar Mustafa Pekel, Sami Kervancıoğlu ve Ertan Danacı'nın "olası kastla kasten öldürme, olası kastla nitelikli kasten öldürme, olası kastla yaralama" suçlarından, fenni mesul Mehmet Tekin'in "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma", 7 kamu görevlisinin ise "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan cezalandırılmalarını istemişti.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.