Yeni Orta Vadeli Program kapsamında, Türkiye'de iş gücü piyasasının yeniden yapılandırılması ve istihdamın artırılması amacıyla yeni nesil çalışma modellerinin geliştirilmesi planlanıyor. Bu programda, "iş ve yaşam uyumunun artırılması" ile çalışan verimliliğinin yükseltilmesi hedefleniyor. Çalışma günlerinin esnek bir şekilde ayarlanması ve esnek süreli istihdam modellerinin benimsenmesi öngörülüyor. Ancak bu yeni sistemin nasıl uygulanacağı, çalışma sürelerinin kısalıp kısalmayacağı ve çalışanların mevcut haklarının nasıl korunacağı henüz belirsizliğini koruyor.
Sözcü Yazarı ve Ekonomist Mahmut Aydoğmuş, esnek çalışma modelinin doğru bir şekilde uygulanması durumunda hem çalışanlar hem de işverenler için önemli avantajlar sağlayabileceğini belirtiyor. Ancak Aydoğmuş, sistemin çalışan haklarını geriye götürecek bir modele dönüşmemesi gerektiğinin altını çiziyor. "Esneklik, çalışanın haklarında değil, çalışma modelinde olmalı" diyen Aydoğmuş, esnek çalışma kavramının doğru bir şekilde tanımlanması gerektiğini vurguluyor.
Aydoğmuş, uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin birçok sektörde uygulanabilir olduğunu belirterek, Türkiye'nin bu dönüşümün dışında kalmasının düşünülemeyeceğini ifade ediyor. Ayrıca, çalışanların sosyal haklarının korunması gerektiğini ve esnek çalışma biçiminin, fazla mesai veya işverenin istediği her saatte ulaşılabilir olma anlamına gelmemesi gerektiğini dile getiriyor.
Yeni programda, çocuk bakım yükümlülüğü bulunan çalışanlara uzaktan çalışma imkanı sunulması da dikkat çeken düzenlemeler arasında yer alıyor. Ebeveyn izinlerinin daha dengeli bir şekilde paylaşılmasına yönelik düzenlemeler de gündemde. Aydoğmuş, bu tür düzenlemelerin kadınların iş gücüne katılımı açısından önemli olduğunu belirtiyor.
Programda yer alan "çalışma günlerinin ayarlanması" ifadesi, haftada dört gün çalışma tartışmalarını yeniden gündeme getirebilir. Ancak bu konuda kesin bir düzenleme bulunmuyor. Aydoğmuş, çalışma günü ile çalışma süresinin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguluyor. Türkiye'de genel haftalık çalışma süresinin 45 saate kadar çıkabildiği hatırlatılarak, esnek çalışma tartışmasının çalışma sürelerinden bağımsız ele alınmaması gerektiği ifade ediliyor.
Aydoğmuş, yeni modelin başarısının yasal düzenlemelere bağlı olduğunu ve doğru tasarlandığında çalışanların yaşam kalitesini artırabileceğini belirtiyor. Ancak sınırların doğru çizilmemesi durumunda çalışanların güvencesinin zayıflayabileceği konusunda uyarıyor. Bu nedenle düzenlemelerin, çalışan ve işveren temsilcilerinin katılımıyla hazırlanmasının önemine dikkat çekiyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.