, geleneği açısından zengin bir geçmişe sahiptir. İlk kiremit üretimi, 1926 yılında Anadolu Avrupa Tuğla Fabrikası Anonim Şirketi'nin kurulmasıyla başlamıştır. Bu fabrika, kentin pişmiş toprak sektöründeki gelişiminin temelini oluşturmuş ve dönemin İçişleri Bakanı Cemil Bey’in destekleriyle faaliyete geçmiştir. 1927 yılında Eskişehir Marsilya Kiremiti ve Makina Tuğlası Limited Şirketi kurulmuş, bu da sektördeki gelişimi hızlandırmıştır. 1938 yılında Sabri Kılıçoğlu tarafından Arslan Kiremit Fabrikası'nın açılmasıyla birlikte, Eskişehir'deki pişmiş toprak üretimi daha da çeşitlenmiştir. 1928'de Kurt Kiremit Fabrikası ve 1933'te Çift Kurt Kiremit Fabrikası'nın açılması, bu süreçte önemli adımlar olmuştur. Pişmiş toprak, zamanla Eskişehir’in ekonomik yaşamının yanı sıra kültürel kimliğinin de vazgeçilmez bir unsuru haline gelmiştir.

Pişmiş Toprak Sempozyumu Hakkında

Eskişehir'de düzenlenen Pişmiş Toprak Sempozyumu, ilk olarak 2001 yılında gerçekleştirilmiştir. Bu etkinlik, bugüne kadar 228 sanatçıyı bir araya getirmiştir. Katılımcılar arasında 159 Türk ve 69 yabancı sanatçı bulunmaktadır. Sempozyum kapsamında, 244 pişmiş toprak heykel ve üç kolektif eser kente kazandırılmıştır. Ayrıca, bu etkinlikte bugüne kadar 400’ü aşkın bilimsel bildiri yayımlanmıştır. 2026'daki sempozyumda Türkiye'den Ayşegül Veryeri, Ercan Dural, Tuba Önder, Nilgün Salur, Özgür Yıldız ve Ümit Gürsoy gibi sanatçılar yer alırken, Japonya'dan Mariko Okubo ve Fransa'dan Çinli sanatçı Yin Chang da etkinliğe katılmıştır. Sanatçılar, eserlerini Eskişehir çamuruyla şekillendirmiştir.

Vefa Geleneği

Pişmiş Toprak Sempozyumu, sanat üretiminin yanı sıra kent belleğinde iz bırakan isimleri anmak amacıyla da önemli bir vefa projesi olarak öne çıkmaktadır. 2010 yılında gerçekleştirilen 4. sempozyum, yaşamını kaybeden arp sanatçısı Fatma Ceren Necipoğlu anısına düzenlenmiştir. Sonraki yıllarda Ergin Orbey, Müşfik Kenter, Güngör Dilmen gibi önemli isimler de bu etkinliklerde anılmıştır. 2026 yılı sempozyumu, 13 Mart 2026'da hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı anısına gerçekleştirilmiştir.

Kolektif Eserler

Sempozyumun en dikkat çekici özelliklerinden biri, her yıl farklı bir tema ile hazırlanan kolektif eserlerdir. 2021 yılında düzenlenen 14. sempozyumda, pandemi döneminde yaşamını yitiren sağlık çalışanlarına ithaf edilen “Varlığınız Sağlığımız Anıtı” oluşturulmuştur. Bu anıt, 57 sanatçının katkısıyla 450 eserin bir araya gelmesiyle meydana gelmiştir. Ardından, Cumhuriyet’in 100. yılına armağan edilen 16. sempozyumda, 25 Türk sanatçının hazırladığı ve 60 dilimden oluşan “Sonsuz Cumhuriyet Anıtı” ortaya çıkmıştır. 17. sempozyumda ise Friglerden günümüze ulaşan Yazılıkaya, dokuz sanatçı tarafından çağdaş sanatın diliyle yeniden yorumlanmıştır. 2026 yılındaki kolektif eser, Atatürk ve çocuklar temasıyla hazırlanmıştır. Çocuklar, doğrudan üretim sürecine katılarak kendi elleriyle hazırladıkları çiçekleri anıtın bir parçası haline getirmiştir. Bu eser, Atatürk’ün çocuklara duyduğu sevginin ve Cumhuriyet’i yeni kuşaklara emanet etme anlayışının bir yansıması olarak değerlendirilmektedir.

Sempozyumda üretilen eserlerin, depolarda tutulmak yerine park, meydan ve diğer kamusal alanlarda sergilenmesi, etkinliğin kente olan bağını güçlendirmektedir. Böylece Eskişehir’in pişmiş toprak geleneği, geçmişin bir mirası olmanın ötesinde, kentin günlük yaşamında aktif bir kültür olarak varlığını sürdürmektedir. Bu etkinlik, Eskişehir’in kültürel zenginliğini ve tarihini gelecek nesillere taşımayı amaçlamaktadır.