(ANKARA) - Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı (TOSYÖV) Yönetim Kurulu Başkanı , Merkez Bankası'nın faiz oranlarını yüzde 37 seviyesinde sabit tuttuğunu, ancak ticari kredilerin oranının yüzde 50'ye ulaştığını ifade etti. Ufluoğlu, KOBİ'lerin finansmana erişim sorunlarının giderek arttığını belirterek, " sorunu sorununa dönüşmeden harekete geçmeliyiz" dedi.

Ufluoğlu, yazılı açıklamasında Türkiye'deki işletmelerin yüzde 99,6'sını KOBİ'lerin oluşturduğuna dikkat çekerek, Türkiye sanayisinin kritik bir eşikten geçtiğini vurguladı. Merkez Bankası'nın sıkı para politikasının 2023 yılının haziran ayında faiz artırımıyla başladığını hatırlatan Ufluoğlu, faizlerin yüzde 10'un altından hızla yüzde 50 seviyesine çıktığını kaydetti. Son iki yılda kredi limitlerinin düşürülmesi, vadelerin kısalması ve teminat ihtiyacının artmasının KOBİ'ler üzerinde ciddi baskılar oluşturduğunu belirtti.

BDDK'nın verilerine göre, 2024'te yüzde 1,4 olan takipteki ticari kredilerin toplam ticari kredilere oranı, 31 Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 2,3'e yükseldi. Ufluoğlu, konkordato verilerindeki artışın dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade etti. Bu durum, işletmelerin finansman sorunlarının daha da derinleşmesine yol açabilir.

Finansman Kaynaklarının Çeşitlendirilmesi

Vadelerin kısalması, teminat ihtiyacının artması ve finansman maliyetlerinin yükselmesi, işletmelerin nakit akışını, yatırım kapasitesini ve rekabet gücünü zayıflattığını belirten Ufluoğlu, bu sorunların çözümü için sanayicinin banka kredisine olan aşırı bağımlılığının azaltılması gerektiğini vurguladı. Ufluoğlu, alternatif finansman mekanizmalarının üretim ekonomisinin merkezine alınması gerektiğini söyledi. KOBİ'lerin finansman kaynaklarını çeşitlendirmeleri gerektiğini belirtti.

Ufluoğlu, işletme sermayesi sorunlarının uzun süre devam etmesi halinde yatırımların durabileceğini, kapasite kullanımının azalabileceğini ve tedarikçi ödemelerinin gecikebileceğini kaydetti. Bu durumun, konkordato ve işletme kapanmalarına yol açabileceğini belirten Ufluoğlu, bu meseleye yalnızca bankacılık veya faiz politikası açısından bakılamayacağını ifade etti. Bu durum, üretim, istihdam, ihracat ve Türkiye'nin sanayi kapasitesinin korunması açısından son derece önemlidir.

Kısa ve Orta Vadeli Çözüm Önerileri

KOBİ'lerin sorunlarının aşılması için kısa vadede en önemli konunun, işletmelerin nakit akışının korunması olduğunu belirten Ufluoğlu, orta vadede KOBİ'lerin özel sermaye fonları, girişim sermayesi yatırım fonları, kitle fonlama modelleri, tahvil ve borçlanma araçları gibi alternatif finansman yöntemlerine erişiminin kolaylaştırılmasını istedi. Bu konuda kamu, finans sektörü, sermaye piyasası kuruluşları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesinin önemini vurguladı.

Ufluoğlu, asıl yapısal çözümün şirketlerin özkaynak yapısının güçlendirilmesi olduğunu belirterek, sürekli borçlanarak büyüyen şirket modeli yerine sermayesi güçlü, verimliliği yüksek ve katma değerli üretim gerçekleştiren şirket modeline geçilmesi gerektiğini ifade etti. Ufluoğlu, "Finansman sorunu konkordato sorununa dönüşmeden harekete geçmeliyiz" diyerek, bu konuda acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, sağlıklı çalışan ve üretim yapan işletmelerin yalnızca geçici likidite problemi nedeniyle üretimden çekilmesine izin verilmemesi gerektiğini belirtti. Bu nedenle, KOBİ'lerin sorunlarının çözülmesi için tüm paydaşların iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Ufluoğlu, Türkiye'nin sanayi kapasitesinin korunması ve sürdürülebilir büyüme için bu adımların hayata geçirilmesinin kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.