İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, yargılandığı davada mahkeme tarafından 2 yıl 1 ay hapis cezası ve siyasi yasak cezası aldı. Bu karar, daha önce iki kez beraat kararı verilen dosyada verildi. Mahkeme heyeti, duruşma sonucunda İmamoğlu hakkında bu cezaları uygulama kararı aldı.
Duruşma Anında Gerginlik
Kararın açıklandığı sırada mahkeme salonunda gergin bir atmosfer oluştu. İmamoğlu, hâkimin kararını dinlemeyi reddetti ve yargılamanın meşruiyetine dair sert eleştirilerde bulundu. "Benim anladığım, benim hakkımda Türkiye'de karar verebilecek hiçbir mahkeme yoktur. Hiçbir mahkemede de atanan hiçbir hâkim benim adıma karar vermeye gelemez," ifadelerini kullandı. Bu sözlerin ardından mahkeme başkanı, duruşma düzeninin bozulması nedeniyle İmamoğlu'nun salondan zorla çıkarılması talimatını verdi.
Avukatın Açıklamaları
Kararın ardından İmamoğlu'nun avukatı Kemal Polat, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, "Aslında çok fazla söyleyecek bir şey yok. Daha önce iki kez beraat kararı verilen bir yargılama sürecinden geçtik. Beraat kararı, usule uygun olmayan bir şekilde bozuldu ve dosya yeniden buraya gönderildi. Duruşmalarda da bunu dile getirdik. Hâkim değişikliğinin ardından böyle bir karar çıktı. Bir hukukçu olarak bu kararı doğru bulmuyorum. Hiçbir hukukçunun doğru bulacağını ve vicdanına sığdırabileceğini düşünmüyorum. Kararı hukuka aykırı görüyoruz," dedi. Polat, gerekli yasal başvuruları yapacaklarını belirtti.
Olayın Geçmişi
İmamoğlu, 25 Ekim 2022 tarihinde Tuzla'da düzenlenen ‘Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi 3. Etap Açılışı Programı'nda yaptığı konuşmada, dönemin Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'yı eleştirmişti. O esnada alanda bulunan bazı kişiler, Yazıcı'yı yuhalamaya başladı. İmamoğlu, bu durumu değerlendirerek, "O arkadaş burayı germeye gelmiş. Nezaketsiz provokasyona devam ediyor, kötü söz sahibine aittir. Zaten arkadaş gergindi, saniyede bir öksürüyordu. Belli ki kendini kurmuş, gergin insan vücudu onu yapar, öksürür, daralır bunalır. Twitter belediyeciliği yapıyor," ifadelerini kullanmıştı.
Şadi Yazıcı, İmamoğlu'nun bu sözleri nedeniyle "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Aşağılama", "Suç İşlemeye Tahrik", "İftira" ve "Hakaret" suçlarıyla şikayette bulunmuştu. 2023 yılında hazırlanan iddianamede, İmamoğlu hakkında "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Aşağılama" suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, ancak "Kamu görevlisine alenen hakaret" suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ceza istemiyle dava açılmıştı. 16. Asliye Ceza Mahkemesi, basit yargılama usulü ile görülen davada İmamoğlu hakkında beraat kararı vermişti. Ancak, istinaf mahkemesi, duruşmada savunma alınmadan karar verildiği gerekçesiyle kararı bozarak davayı yeniden mahkemeye göndermişti.
Sonuç ve Gelecek Süreç
İmamoğlu, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada, "Umarım Yargıtay bu hukuka aykırı kararı düzeltir. Böylece Türk yargısı adına büyük ve tarihî bir yanlıştan dönülmüş olur," dedi. Avukatı Polat, duruşmada yaşananların yargı sürecinin olağan bir şekilde ilerlemediğini belirtti. İmamoğlu'nun avukatı, mahkeme heyetinin kararının hukuka aykırı olduğunu ve gerekli itirazların yapılacağını ifade etti. İmamoğlu'nun siyasi yasak cezasının uygulanması, istinaf ve temyiz süreçlerinin tamamlanana kadar herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacak. Bu süreçlerin sonuçları, İmamoğlu'nun siyasi kariyerini etkileyecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
İmamoğlu'nun durumu, Türkiye'deki siyasi iklimi ve yargı bağımsızlığına dair tartışmaları da yeniden gündeme getirdi. Birçok kişi, bu kararın siyasi bir motivasyona dayandığını düşünmekte ve İmamoğlu'nun destekçileri, bu durumu protesto etmekte kararlıdır. İmamoğlu'nun avukatı, bu hukuki sürecin sona ermesiyle birlikte, İmamoğlu'nun haklarının iade edilmesi için mücadele edeceklerini belirtti. Bu durum, Türkiye'deki siyasi ve hukuki tartışmaların merkezinde yer alacak gibi görünüyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.