DEM kongresi sonrasında, parti sözcüleri demokratik bir cumhuriyet kurma niyetlerini kamuoyuna açıkladılar. Ancak, bu hedefin ne derece gerçekçi olduğu, DEM ile Cumhur İttifakı koalisyonunun geçmişleri ve ideolojik temelleri incelendiğinde daha net bir şekilde anlaşılabilir.
DEM'in Geçmişi ve İdeolojisi
DEM, geçmişteki İmralı görüşmeleri ve diğer temaslarıyla tanınan bir siyasi hareket olarak, PKK’nın önderi olarak adlandırdıkları hükümlüye bağımlı bir yapı sergilemektedir. Bu durum, DEM’in tarih boyunca, ülkenin doğu ve güneydoğusunda yaşanan bazı kalkışmaları içselleştirdiğini ve benimseyen bir çizgi izlediğini göstermektedir. Son elli yıl içinde, Cumhuriyetin ilke ve değerlerine karşı kanlı bir terör hareketini desteklemiş ve bu durumu yönetmiştir. PKK'nın gerçekleştirdiği terör saldırılarında, Cumhuriyeti ve ulusal bütünlüğü korumaya çalışan askerler, öğretmenler ve yurttaşlar hayatlarını kaybetmişlerdir.
MHP'nin Tutumu ve Tarihsel Arka Planı
MHP, Cumhuriyetin kurucu kadrolarının benimsedikleri milli değerlerin yerine, ırk temelli bir yaklaşımı benimseyen Turancı bir kökene sahiptir. Bu partinin geçmişinde, Cumhuriyetin kurumlarının ötesinde paralel yapılar oluşturma çabaları ve 1970'li yıllarda sağ-sol çatışmalarında gerçekleştirilen şiddet eylemleri bulunmaktadır. Özellikle, bu eylemler sırasında Cumhuriyetin ilkelerini savunan milletvekilleri, bilim insanları ve yurttaşlar zarar görmüş ve hayatlarını kaybetmişlerdir. Kahramanmaraş’taki toplu öldürmeler, bu dönemin toplumsal hafızasında derin izler bırakmıştır.
AKP'nin Geçmişi ve İlişkileri
AKP’nin çizgisi, dinciliği savunan ve Kurtuluş Savaşı döneminde “millici”lere karşı çıkan Hürriyet ve İtilaf Partisi kadrolarının görüşlerine dayanır. Bu partinin geçmişinde, Cumhuriyet karşıtı şiddet olayları da yer almaktadır. AKP’nin iktidarı döneminde, FETÖ ile olan ilişkileri ve bu yapının Cumhuriyet kurumlarına sızması konuları da belgelerle sabittir. 2016 yılında, bu örgütün Cumhuriyeti korumakla görevli orduya karşı giriştiği silahlı kalkışma, çok sayıda yurttaşın yaşamını yitirmesine neden olmuştur. Bu olay, toplumda derin yaralar açmış ve güvenlik güçleri ile yurttaşlar arasında büyük bir güvensizlik ortamı yaratmıştır.
Sonuç ve Değerlendirme
DEM, MHP ve AKP'nin bir araya gelerek bir demokratik cumhuriyet kurma hedefi, mevcut şartlar ve geçmişleri göz önüne alındığında, gerçeküstü bir masal olarak algılanabilir. Bu durum, cezaevlerinin muhalif belediye başkanları ve yurttaşlarla dolması, muhalif milletvekillerinin çeşitli yollarla ele geçirilmesi gibi gelişmelerle daha da karmaşık bir hale gelmektedir. Bu koşullar altında, bu üç partinin bir araya gelerek demokratik bir yapı oluşturma çabalarının ne kadar inandırıcı olduğu sorgulanmaktadır. Sonuç olarak, bu birlikteliğin gerçek bir demokratik cumhuriyet kurma potansiyeli taşıyıp taşımadığı, toplumun genelinde ciddi bir tartışma konusu olmaya devam etmektedir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.