Karadeniz Teknik Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden Dr. Öğretim Üyesi İpek Nur Alemdağ, çocukların beslenme çantalarında sıkça bulunan bazı atıştırmalıkların ağız sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Kraker, jelibon, karamel ve simit gibi işlenmiş nişasta ve şeker içeren gıdaların ağızda parçalanarak diş çürüklerine zemin hazırlayabileceğini ifade eden Alemdağ, bu tür ürünlerin tüketiminin sınırlanması gerektiğini vurguladı.

Beslenme Alışkanlıklarının Önemi

Alemdağ, çocukların ağız ve diş sağlığını korumak için günlük beslenme alışkanlıklarının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Ailelerin, çocukları için hazırladıkları beslenme çantalarında meyve suyu yerine taze meyve, su veya süt tercih etmeleri gerektiğini belirtti. Meyve sularının asidik özellikleri nedeniyle diş dokusunda zamanla kayba yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Alemdağ, şekerin yemek sonrası tüketilmesinin açısından daha uygun olduğunu belirterek, "Azar azar tüketmek ağız içerisindeki asidik ortamı sürekli artırır ve dişler bu asit atağına maruz kalır. Çocuk, şekerli gıdaları öğünler arasında değil de hemen sonra tüketirse asit atağını azaltarak diş çürümesini engelleyebiliriz," dedi. Bu bağlamda, ailelerin çocuklarının diş sağlığını korumak için doğru beslenme alışkanlıklarını benimsemeleri gerektiğini ifade etti.

Dengeli Beslenme Düzeni

Alemdağ, beslenme çantasında süt ve süt ürünlerinin yanı sıra protein içeren yumurta ve çiğ kuruyemişlerin de yer alabileceğini belirtti. Sebzelerin çocukların beslenmesinde önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Alemdağ, özellikle havuç, kereviz ve salatalık gibi çiğnemeyi artıran sebzelerin de beslenme çantasına eklenebileceğini ifade etti. Dengeli bir beslenme düzeninin oluşturulmasının önemine dikkat çeken Alemdağ, çocuklarda süt dişlerinin erken kaybedilmesinin çeşitli sorunlara yol açabileceğini belirtti.

Süt dişlerinin estetik ve çiğneme işlevlerinin yanı sıra çocukların psikososyal gelişimi açısından da kritik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Alemdağ, "Özellikle küçük yaşlarda ön dişlerin kaybı, psikososyal açıdan olumsuz etkiler yaratabilir. Biz çocuk diş hekimleri olarak temel yaklaşımımız, süt dişlerinin fizyolojik yani normal düşme yaşı gelene kadar ağızda sağlıklı bir şekilde kalmasını sağlamaktır," dedi.

Alemdağ, ailelerin çocuklarının ağız bakım rutinini takip ederek çürük oluşum süreci hakkında bilgi sahibi olabileceklerini de sözlerine ekledi. Çocukların diş sağlığını korumak için ailelerin bilinçli bir şekilde hareket etmeleri gerektiğini vurgulayan Alemdağ, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının küçük yaşlarda kazandırılmasının önemini yineledi.