Ekran Süresinin Artışı

Türkiye’de çocuklar ve gençler, ekran başında geçirdikleri süreyle dikkat çekiyor. 15-21 yaş grubundaki gençlerin kullanımı günde ortalama 3 saat 24 dakikaya ulaşmış durumda. Özellikle 11-15 yaş aralığında, çocukların %79’u sosyal medya platformlarını aktif olarak kullanıyor. Bu durum, eğitim ve sosyal yaşam üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor.

Sosyal Medya Kullanımının Etkileri

Araştırmalar, çocukların ekran başında geçirdikleri zamanın artmasının, ders çalışma ve kitap okuma alışkanlıklarını olumsuz etkilediğini gösteriyor. Her üç çocuktan biri, ekran başında daha fazla zaman geçirdiği için daha az kitap okuduğunu ve ders çalıştığını ifade ediyor. Bu durum, akademik başarılarını ve sosyal ilişkilerini de etkiliyor. Çocukların %34,4’ü ekran süresinin artması nedeniyle daha az kitap okuduğunu, %33,3’ü daha az ders çalıştığını belirtirken, %18,6’sı arkadaşlarıyla yüz yüze daha az vakit geçirdiğini dile getiriyor.

RTÜK Araştırması Sonuçları

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu () tarafından gerçekleştirilen “Gençlerin Medya Kullanımı ve Dijital Okuryazarlık Araştırması”, 15-21 yaş grubundaki gençlerin günlük sosyal medya kullanım süresinin 3 saat 24 dakika olduğunu ortaya koyuyor. Kadınların sosyal medya kullanım süresi 3 saat 34 dakika, erkeklerin ise 3 saat 15 dakika olarak ölçülüyor. Gençlerin %52,1’i sosyal medyayı markaları takip etmek için kullanırken, %46,7’si çevrim içi alışveriş yapmak amacıyla bu platformlara yöneliyor.

Ekran Bağımlılığı

Araştırma sonuçlarına göre, her 100 gençten 37’sinde yüksek düzeyde saptandı. Gençlerin %82,4’ü haber almak için sosyal medyayı tercih ederken, internet haber siteleri %75,6, televizyon ise %53,7 oranında tercih ediliyor. Bu veriler, medya tüketimindeki dönüşümü net bir şekilde gözler önüne seriyor. Sosyal medya kullanımının artması, çocukların günlük yaşamında önemli bir yer kaplıyor.

Akıllı Telefon Kullanımı

Türkiye’de 6-15 yaş grubundaki çocukların %76,1’i cep telefonu veya akıllı telefon kullanıyor. Bu cihazlar, çocukların ekranla olan ilişkisini artırırken, sosyal medya platformlarına erişimlerini de kolaylaştırıyor. Çocukların sosyal medya kullanımı arasında en popüler platform YouTube iken, bunu Instagram, TikTok ve Snapchat takip ediyor. Sosyal medya kullanan çocukların %96,3’ü YouTube, %41,5’i Instagram, %26,2’si TikTok ve %21,4’ü Snapchat kullanıyor.

Ekran Süresinin Olumsuz Etkileri

TÜİK’in Çocuklarda Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’na göre, 6-15 yaş aralığındaki çocukların %91,3’ü internet kullanıyor. Erkek çocuklarda internet kullanım oranı %92,2, kız çocuklarda ise %90,3 olarak ölçülüyor. Ekran süresinin artışı, çocukların gündelik yaşamında nelerin yerine geçtiğini de gözler önüne seriyor. Çocukların %34,4’ü ekran başında daha fazla zaman geçirdiği için daha az kitap okuduğunu, %33,3’ü daha az ders çalıştığını, %25,5’i ise ailesiyle daha az vakit geçirdiğini belirtiyor. Ayrıca, %17,2’si ekran nedeniyle daha az uyuduğunu ifade ediyor.

Ailelere Düşen Görevler

Gelişim Psikolojisi Bilim Uzmanı Sinem Özen Canbolat, ailelere önemli uyarılarda bulunuyor. Ekran süresinin kontrol altına alınması gerektiğini vurgulayan Canbolat, özellikle küçük yaşlarda sosyal medya kullanımının sınırlandırılması gerektiğini belirtiyor. Ailelerin, çocukların hangi platformda ne kadar zaman geçirdiğini bilmesi, yaşına uygun içeriklerden korunması ve ekran süresine mutlaka sınır konulması gerektiğini ifade ediyor. Ailelerin yasaklamak yerine doğru sınırlar koyarak çocuklarıyla açık iletişim kurmasının önemine dikkat çekiyor. Bu şekilde, çocukların ekran kullanım alışkanlıklarının daha sağlıklı bir şekilde yönetilmesi mümkün olabilir.

Sonuç

Sonuç olarak, Türkiye’de çocukların ekran süresi hızla artarken, bu durum sosyal hayatları ve akademik başarıları üzerinde olumsuz etkilere yol açıyor. Uzmanlar, ailelerin bu konuda dikkatli olmaları ve çocuklarının ekran sürelerini kontrol altında tutmaları gerektiğini vurguluyor. Çocukların sağlıklı gelişimi için ekran sürelerinin sınırlandırılması, yaşlarına uygun içeriklerin izlenmesi ve sosyal medya kullanımının dikkatli bir şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor. Ailelerin, çocuklarıyla açık iletişim kurarak, bu süreçte onlara rehberlik etmesi, ekran bağımlılığının önlenmesi açısından kritik bir rol oynuyor.