Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı , CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, partinin cumhurbaşkanı adayının kim olacağına dair soruları yanıtladı. Kaya, CHP'nin güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş iddialarının sürdüğünü ve bu hedefe ulaşmak için muhalefetle ortak hareket etmenin önemine vurgu yaptı.

Kaya, muhalefet cephesinin tek adam yönetiminden rahatsız olan kesimlerle birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti. "Rejimi değiştirebilmek için, bu rejimden rahatsız olan toplumsal muhalefetin tamamıyla ortak hareket etmek zorundayız" diyen Kaya, CHP’nin tek başına bir aday belirlemesinin yeterli olmayacağını ifade etti.

Ortak Aday Vurgusu

Yıldırım Kaya, seçimlerinde CHP'nin yalnızca kendi adayıyla değil, muhalefetle birlikte ortak bir adayla mücadele etmesi gerektiğini vurguladı. "Yüzde 50+1'i bulabilmek için, Cumhurbaşkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan da 6 siyasi partiyle yaparak seçiliyor. Bu nedenle, tek başınıza kazandığınızda bile yönetimi birlikte almalı ve bu rejimi değiştirmeliyiz" şeklinde konuştu.

Kaya, CHP'nin bugün toplumun yaşadığı sorunları öne alarak, bu sorunları çözme yollarını topluma ve muhalefete anlatması gerektiğini belirtti. "CHP tek başına bir aday belirlemeyecek, ortak bir adayla mücadelesini yürütecek" dedi.

Aday Belirleme Süreci

Kaya, CHP'nin kurultay sürecinin mahallelerden başlayarak ilçe ve il kongreleri ile taçlandırılacağını ifade etti. "Kurultay delegesi ortaya çıkmadan hiç kimse 'Ben adayım' ya da 'Ben aday değilim' demez. Kurultay iradesi ortaya çıkar, delege iradesi ortaya çıkar. Ortaya çıktıktan sonra da adaylar kendilerini örgüte anlatır" diye ekledi.

Kılıçdaroğlu'nun adaylık konusunda daha önce "Ben adayım" demediğini belirten Kaya, "Millet İttifakı'nın ortak adayı olarak çıkmıştı. Hiçbir zaman 'Ben şu makama adayım' demedi bugüne kadar. Bundan sonra da söylemeyecektir" dedi.

İttifakların Önemi

Kaya, CHP'nin kendi adayını belirleme iddiasının bugüne kadar olmadığını ifade etti. "İttifaksız yüzde 50+1'i bulsanız bile, Türkiye'nin tahribatını onarıp ayağa kaldırmak için, ortaklaşa bu mücadeleyi yürütmeniz gerektiğine inanıyorum" dedi. Şu anda ne AKP ne CHP'nin tek başına cumhurbaşkanını seçecek durumda olmadığını belirten Kaya, bu gerçeğin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Kaya, ittifakların kime hangi koltuğu vereceğiyle ilgili değil, kamusal eğitim cumhuriyeti fikrine destek verip vermediğiyle ilgili olduğunu belirtti. "Eğer ortaklaşa bu sorulara yanıt verebiliyorsak, kimin cumhurbaşkanı adayı olduğunun bir önemi kalmıyor" dedi.

Kongre Süreci ve Baskın Seçim İhtimali

Kaya, CHP'nin kongre sürecinin daha önce açıklanandan geç başlayacağını ve baskın durumunda kongre yapılmamasının sonuçlarını değerlendirdi. "Dün itibarıyla bizim kurultay sürecimiz başladı. Takvimimiz başladı. Partiden istifalar oldu, yeni üyeler oldu. Bunların tümünün Yargıtay denetiminden geçmesi gerekiyor" dedi.

Hızlandırılmış bir kurultay takvimi işletseler bile 17 Ekim'den önce ilçe kongreleri takvimsel olarak başlayamayacağını ifade etti. "Çünkü yazışmaları var; örgüte göndereceksiniz, örgüt askıya çıkartacak, askıda itirazlar olacak, yeniden itirazlar değerlendirilecek, son hali verilecek" diye ekledi.

Kaya, eğer baskın bir seçime yönelirlerse, CHP'nin de baskın bir kurultayı hemen toplayabileceğini belirtti. Ayrıca, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 2020 yılından bu yana kurultay yapmayan bir parti olmadığını ifade etti. "Biz kurultaylarımızı yaptık. Ancak yaptığımız kurultayları yargı yok hükmünde saydı. Yani siz kurultay yapmazsınız, o zaman yaptırıma tabi tutulursunuz" dedi.

Eğitim Politikaları Üzerine Uyarılar

Kaya, karma eğitim uygulamalarının sona erdirilmesi yönündeki iddialara da değinerek, bu durumun Atatürk'ün eğitim devrimlerine karşı bir tehdit oluşturduğunu belirtti. "Buradan bir kez daha il valilerini, il milli eğitim müdürlerini uyarıyorum: Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin gider, siz kalırsınız. Siz kamu görevlisisiniz. Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in valisisiniz" diyerek, okul müdürlerine dikkatli olmaları gerektiğini hatırlattı.

Kaya, bu tür uygulamalara meyletmemeleri gerektiğini vurgulayarak, "Gün gelir devran döner, siz bir kamu çalışanı olarak yargı önünde bunun hesabını vermek zorunda kalırsınız" ifadelerini kullandı.