YENİ Parti Milletvekili , belediyelerin genel giderlerine katılım payının 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren üç katına çıkarılmasına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Öztürk, bu düzenlemenin geçmiş tarihlere geriye dönük uygulanmasının belediyelerin mali dengesini ciddi şekilde bozacağını vurguladı.

Öztürk, temmuz ayında çıkarılan yeni düzenlemenin ardından, büyükşehirlerde aydınlatma giderlerine katılım payının yüzde 20'den yüzde 60'a, diğer belediyelerde ise yüzde 10'dan yüzde 30'a yükseltildiğini ifade etti. Bu durumun, belediyelerin yükünü yüzde 200 oranında artırdığını belirten Öztürk, "Daha önce aydınlatma giderinin yüzde 20'sini karşılayan bir , şimdi yüzde 60'ını karşılamak zorunda kalıyor. Bu, belediyelerin mali yükünü katlanılmaz hale getiriyor," dedi.

Geriye Dönük Uygulama Eleştirisi

Düzenlemenin 1 Ocak 2026'dan itibaren geçerli sayılması ve geçmiş aylara yönelik olarak uygulanmasının "bütçe cezalandırması" olduğunu savunan Öztürk, belediyelerin ocak ayında bütçelerini mevcut yükle oluşturduğunu, ancak sonradan yapılan değişikliklerle ek yükümlülükler getirildiğini ifade etti. Bu durumun, belediyelerin mali planlamalarını alt üst edeceğini belirtti.

Öztürk, 31 Mart 2024 yerel seçim sonuçlarının bu karar üzerinde etkili olduğunu savunarak, kesintilerin doğrudan vatandaşa sunulacak hizmetleri olumsuz etkileyeceğini dile getirdi. "31 Mart'ta millet kararını verdi ve muhalefet belediyelerine bütçe yönetimini teslim etti. Şimdi ise bu belediyelerin gelirlerini kısıtlıyorsunuz," diye konuştu.

Bursa ve Elektrik Dağıtım Sistemi

Bursa özelinde dağıtım sisteminin işleyişine de dikkat çeken Öztürk, bölgedeki Uluğ Enerji grubunun çoğunluk hissesinin yabancı yatırım fonlarının elinde olduğunu hatırlatarak, "Belediye kaynağını kesip, aydınlatma finansmanı üzerinden özel dağıtım sisteminin tahsilatına aktarıyorsunuz. Bu durum merkezi bütçenin yükünü azaltırken, faturayı neden Bursa'nın belediyelerine çıkarıyorsunuz?" şeklinde konuştu.

Öztürk, iktidara çağrıda bulunarak, geriye dönük kesintilerin iptal edilmesini ve katılım oranlarının eski seviyelerine çekilmesini talep etti. Bu değişikliklerin, sosyal hizmetler ve altyapı projeleri üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını vurguladı. Ayrıca, bu durumun sosyal belediyeciliğin hareket alanını kısıtlayacağına dikkat çekti. Belediyelerin, bu yeni yükümlülüklerle birlikte, sosyal yardımlar, kreş hizmetleri ve öğrenci bursları gibi önemli hizmetleri sunmakta zorlanacaklarını belirtti.

Öztürk, düzenlemenin, özellikle muhalefet belediyeleri üzerinde büyük bir mali baskı oluşturacağını ve bu durumun yerel yönetimlerin işlevselliğini olumsuz yönde etkileyeceğini ifade etti. "Belediyeler, bu yeni yükümlülüklerle birlikte, sosyal yardımlar, kreş hizmetleri ve öğrenci bursları gibi önemli hizmetleri sunmakta zorlanacaklar," dedi.

Sonuç olarak, Öztürk, bu düzenlemenin sadece belediyeleri değil, aynı zamanda vatandaşları da olumsuz etkileyeceğini savunarak, bu konuda kamuoyunun bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Belediyelerin üzerindeki mali baskının azaltılması için gerekli adımların atılmasını istedi. Öztürk, "Bu durum, sosyal yardımların ve diğer hizmetlerin azalmasına yol açacak," diyerek, düzenlemenin sonuçlarının ciddiyetine dikkat çekti.