İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde, 13 Temmuz 2025 tarihinde yol kenarında bir valiz içinde bulunan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın cesedi, olayın ardından büyük bir infial yarattı. Genç kızın ölümüne neden olan sert darbelerin beyin kanamasına yol açtığı belirlendi. Olayın ardından, Ayşe Tokyaz'ın erkek arkadaşı Cemil Koç'un da aralarında bulunduğu 8 kişi tutuklandı. Cemil Koç'un, polislikten ihraç edildiği ve 8 suç kaydının bulunduğu öğrenildi.
Soruşturma ve İfade Süreci
Ayşe Tokyaz'ın kardeşi Esra Tokyaz, soruşturma aşamasında verdiği ifadesinin sanık Cemil Koç ile paylaşıldığı iddiaları üzerine, cinayet davası dosyasıyla birleştirilen iki dosya sonucunda sanık sayısı 11'e yükseldi. Bu durum, davanın seyrini önemli ölçüde etkiledi.
İşkence Görüntüleri
Küçükçekmece 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, Esra Tokyaz mahkemeye sunduğu bir CD ile Cemil Koç'un karakoldaki işkence görüntülerini dosyaya eklemek istediğini belirtti. Esra Tokyaz, sanıkların en ağır cezayı almasını talep etti. Bu talep, davanın ciddiyetini artırdı ve mahkeme heyetinin dikkate alması gereken bir unsur haline geldi.
Cemil Koç'un Savunması
Cemil Koç, cinayetle ilgili suçlamaları kabul etmeyerek, Ayşe Tokyaz'ın yüksek doz uyuşturucu tüketimi sonrası merdivenden düşerek hayatını kaybettiğini iddia etti. Bu duruma karşı, Ayşe Tokyaz'ın annesi Halime Tokyaz, sanığın iddialarına tepki göstererek, "Kızımın acısını bile yaşayamadım, benim kızım uyuşturucu mu kullanıyordu?" dedi. Bu sözler, mahkeme salonunda duygusal anların yaşanmasına neden oldu.
Mahkeme Kararları
Mahkeme heyeti, Cemil Koç'u ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca, ‘şantaj’ suçundan 3 yıl, ‘cebir ve tehdit kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan ise 7 yıl hapis cezası verildi. Mahkeme, sanığın savunma ve beyanlarında işlediği suçtan pişman olduğu yönünde bir kanaat oluşmadığı gerekçesiyle cezasında taktir indirimi yapmadı. Bu durum, sanığın ceza almasının yanı sıra, kamuoyunda da büyük yankı buldu.
Diğer sanıklar Oğuz Kal, Necmettin Ecer, Erhan Girgin, Barış Can Aydın ve Yusuf Ziya Sancak, ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanık İlker Umut Uğurlu’ya ‘suçluyu kayırma’ suçundan 7.5 yıl, Necdet Çetinkaya’ya ise ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ suçundan 5 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Bu kararlar, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesiyle sonuçlandı.
Mahkeme, Cemal Arslan ve Mustafa Enes Aktaşçı'nın ‘kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme’ suçundan beraatına karar verirken, Cemal Arslan'ı tahliye etti. Ayrıca, sanık Zülfü Bektaş, ‘gizliliğin ihlali’ suçundan 500 gün adli para cezasına çarptırıldı. Ancak, bu ceza, sanığın kamu görevlisi olarak işlemiş olması nedeniyle 750 güne çıkarıldı ve ekonomik durumu göz önüne alınarak 75 bin lira olarak belirlendi.
Sonuç olarak, Ayşe Tokyaz cinayetinde verilen cezalar, toplumda adaletin sağlandığına dair bir umut oluşturdu. Ancak, davanın seyrinin nasıl gelişeceği ve sanıkların temyiz süreçleri, kamuoyunun dikkatle takip ettiği konular arasında yer alıyor. Bu dava, yalnızca bir cinayet davası olmanın ötesinde, adalet sisteminin işleyişi ve kadın cinayetleri konusundaki toplumsal duyarlılığın ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ayrıca, mahkemenin verdiği kararlar, kadınların güvenliğinin sağlanması ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularında atılan adımlar açısından da önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.