Atopik dermatit, ciltte kızarıklık, kuruluk ve yoğun kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösteren bir hastalıktır ve bu durum, bireylerin yaşamlarının birçok alanında olumsuz etkilere yol açmaktadır. Bu hastalığın görünmeyen deneyimlerini sanat aracılığıyla ifade etmek amacıyla düzenlenen "Cildimdeki Hikâye – Atopik Dermatit Lif (Tekstil) Sanatı Yarışması" çerçevesinde oluşturulan eserler, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Osman Hamdi Sergi Salonu’nda sergilendi.
Bu etkinlik, AbbVie Türkiye ve MSGSÜ iş birliğiyle gerçekleştirildi. MSGSÜ Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü öğrencileri, atopik dermatit ile yaşayan bireylerin deneyimlerinden ilham alarak eserlerini geliştirdi. Finale kalan beş eser, hastalığın fiziksel belirtilerinin yanı sıra psikolojik ve sosyal boyutlarını da sanatın diliyle ele aldı.
Hastalığın Görünmeyen Yüzü
Etkinlikte söz alan AbbVie Türkiye yöneticilerinden Barlas Döner, atopik dermatitin bireylerin günlük yaşamında yarattığı zorlukların her zaman dışarıdan fark edilemediğini vurguladı. Döner, hastalığın etkisinin yalnızca fiziksel belirtilerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda günlük yaşam ve sosyal ilişkiler üzerindeki etkilerinin de anlaşılması gerektiğini belirtti. Sanatın bu deneyimleri daha geniş kitlelere ulaştırma konusunda farklı bir anlatım alanı sunduğunu ifade etti.
MSGSÜ Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü’nden Kemal Can ise tekstilin insan yaşamıyla doğrudan temas eden bir malzeme olduğunu belirtti. Yarışmanın, geleneksel bir tasarım yarışmasından farklı olarak sanat yoluyla hastalık deneyimini anlatmayı amaçladığını aktaran Can, öğrencilerin çalışmalarını hastaların deneyimlerini dinleyerek ve araştırarak oluşturduğunu dile getirdi.
Dinleme ve Anlama Süreci
Alerjik Yaşam Derneği Başkanı Özlem Ceylan, atopik dermatitin yalnızca ciltteki belirtilerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda psikolojik, sosyal ve ekonomik etkiler de taşıdığını ifade etti. Ceylan, hastalığın bireyi, ailesini ve yakın çevresini de etkileyebildiğini belirterek, öğrencilerin hastaların deneyimlerini anlamak için gösterdiği çabayı "Bizi gerçekten dinlediler" sözleriyle anlattı.
Dermatoloji uzmanı Prof. Dr. Demet Kartal, hastaların yaşadıklarını anlatmasının her zaman kolay olmadığını ifade ederek, öğrencilerin empati kurarak bu deneyimleri eserlerine yansıttığını söyledi. Bu durum, sanatın toplumsal bir sorun olan atopik dermatiti daha görünür hale getirmede önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor.
Birincilik Ödülü
Yarışmanın birincisi, "Çatlaklardan Filizlenen" adlı eseriyle Gülcan Körpınar oldu. Finale kalan beş eser, kırılganlık, kaşıntı, yara, iyileşme ve dayanıklılık gibi kavramları tekstil sanatının farklı teknikleriyle yorumladı. Bu çalışmalar, atopik dermatitin yalnızca ciltte görülen bir rahatsızlık olmadığını; kişinin günlük yaşamında, sosyal ilişkilerinde ve duygusal dünyasında da iz bırakan çok yönlü bir deneyim olduğunu gözler önüne serdi. Sanat yoluyla bu tür deneyimlerin paylaşılması, toplumsal farkındalığın artmasına katkı sağlıyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.