İlahiyatçı ve yazar , dünyasında ahlaki değerlerin sorgulanmasına dair önemli bir yazı kaleme aldı. Yazısında, "Birbirimizi Uyarmak Kulluk Görevimizdir" başlığını kullanan Demircan, inançlı bireylere yönelik magazin ve erotizm odaklı içerikler sunan haber sitelerinin sahiplerine önemli uyarılarda bulundu. Bu sitelerin sahiplerinin muhafazakar bir yaşam tarzı sürdürdüğünü, eşlerinin ise tesettürlü olduğunu belirten Demircan, bu durumun medya politikalarıyla çeliştiğini ifade etti.

Medya Politikalarındaki Çelişki

Demircan, ülkenin en çok tıklanan haber sitelerinin sahiplerinin, kendi yaşam tarzlarıyla çelişen yayın politikaları izlediğine dikkat çekti. Özellikle erotik içeriklere ve flört, zina, eşcinsellik gibi konuların özendirici bir dille sunulmasına karşı çıkan Demircan, bu durumu "çılgınlık" olarak nitelendirerek, medya sahiplerine hitaben, "Siz kendinizi hangi kimlikle ve kimlere karşı kanıtlamak istiyorsunuz? Size ne oluyor da İslam ile hiçbir ilginiz olmadığını kanıtlarcasına yayın yapıyorsunuz?" diye sordu.

Ahiret İnancı ve Yayın Politikası

Ahiret inancının önemine vurgu yapan Demircan, medya sahiplerinin yayın politikalarını gözden geçirmeleri gerektiğini belirtti. görevini yerine getirmedikleri takdirde bu kişilerin kendisinden şikayetçi olabileceğini ifade eden Demircan, yazısının ilahi huzurda bir savunma niteliği taşıdığını dile getirdi. "Cennetler bizi bekliyorken neden Cehennemî bir yol izliyoruz?" sorusunu yönelten Demircan, Hak çizgide yayın yapmanın dünyevi kazançlara engel olmadığını da vurguladı.

Anı ve Uyarı Mekanizması

Yazısının giriş bölümünde, 1985 yılında Ankara Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak bulunan Amerikalı ilim kadını Barbara ile yaşadığı bir anıyı paylaşan Demircan, kadının aslında bir CIA ajanı olduğunu anladığında bile kendisine İslam’ı tebliğ ettiğini aktardı. Barbara’ya hitaben, "Rabbim! Ben Ali Rıza Demircan’ın evine kadar gittim ama o bana İslâm’ı tebliğ etmedi, diyerek benden şikâyetçi olacaksınız" diyerek tebliğde bulunduğunu belirten Demircan, müminler arası uyarı mekanizmasının her koşulda işletilmesi gerektiğini savundu. Yazı, okuyucuların da İslamî ölçülere göre yazarı ve çevredeki insanları edeple uyarma sorumluluğu olduğunu hatırlatan bir kapanış mesajıyla sona erdi. Demircan, bu sorumluluğun tüm müminler için geçerli olduğunu vurgulayarak, uyarı görevini ihmal etmemeleri gerektiğini ifade etti.