'nın Alberta eyaletinde yer alan Ulusal Parkı'nın ortasından geçen Trans-Kanada Otoyolu, yıllar boyunca için büyük bir tehlike oluşturuyordu. Artan trafik ve araçlarla hayvanların sık sık çarpışması, bu durumu daha da kritik hale getirdi. Bu nedenle, otoyolun iki tarafındaki doğal yaşam alanlarını yeniden bir araya getirmek amacıyla özel geçitler inşa edilmesine karar verildi. Uzun bir çalışma sürecinin ardından, 82 kilometrelik bir güzergah boyunca hayvanların kullanabileceği toplamda 44 geçiş noktası oluşturuldu. Bu geçitlerin arasında 6 üst ve 38 alt geçit yer alıyor. Projenin tamamlanmasının ardından, araçlarla vahşi hayvanların çarpıştığı kazalarda %80 oranında bir azalma yaşandı.

Otoyolun İki Tarafında Çit Sistemleri

Projenin temelleri, 1981 yılında, Trans-Kanada Otoyolu'nun iki şeritten dört şeride çıkarılmaya başlanmasıyla atıldı. Yol genişletilirken, boz ayı, kara ayı, geyik, Kanada geyiği, kurt ve puma gibi hayvanlar üzerindeki olumsuz etkileri azaltmak için farklı bir çözüm geliştirildi. Bu kapsamda, güzergah boyunca 82 kilometrelik bir çit sistemi inşa edildi. Bu çitler, hayvanların doğrudan otoyola çıkmasını engelleyecek şekilde tasarlandı ve hayvanları yolun altından ve üzerinden geçen özel yapılara yönlendirecek bir işlevsellik sağladı. Banff'taki 44 geçitten oluşan sistem, 2014 yılında tamamlandı.

Geçitlerin Tasarımı ve Doğaya Entegre Edilmesi

Üst geçitler, sıradan köprülerden farklı olarak, üzerleri toprak, yerel bitkiler, ağaçlar ve kayalarla kaplanarak çevredeki doğal alanın bir uzantısı gibi görünmesi sağlandı. Bu tasarım, hayvanların geçitleri daha rahat kullanabilmesine olanak tanıdı. Alt geçitler ise, farklı büyüklükteki hayvanların güvenli bir şekilde otoyolun diğer tarafına geçebilmeleri için özel olarak tasarlandı. Geçitlerin yapımında, hayvanların doğal davranışları göz önünde bulundurularak, güvenli geçişleri sağlamak amacıyla çeşitli mühendislik çözümleri uygulandı.

Hayvanların Geçitlere Uyum Süreci

Geçitler tamamlandıktan sonra, hayvanların bu yeni yapıları hemen kullanmaya başlamadığı gözlemlendi. Özellikle boz ayılar gibi temkinli türlerin yeni geçitlere alışması 5 yıla kadar sürdü. Ancak zamanla, parkta yaşayan türlerin büyük bir kısmı bu geçitleri düzenli olarak kullanmaya başladı. Yapılan gözlemler, hayvanların geçitler konusunda farklı tercihlere sahip olduğunu ortaya koydu. Boz ayılar, kurtlar, geyikler ve Kanada geyikleri daha geniş ve açık geçiş noktalarını tercih ederken, kara ayılar ve pumalar daha dar ve kapalı alt geçitleri kullanmayı tercih etti. Araştırmalar, anne ayıların bu güzergahları yavrularıyla birlikte kullandığını ve yeni nesillerin de geçiş noktalarını öğrenme süreçlerinin gözlemlendiğini ortaya koydu.

Kazalarda Dikkat Çekici Düşüş

Sistemin en dikkat çekici sonucu, kazalarda yaşanan azalma oldu. Parks Canada verilerine göre, çitler ve geçiş yapıların kullanılmaya başlamasıyla birlikte vahşi hayvanlarla araçların çarpıştığı kazalarda %80'den fazla bir azalma meydana geldi. Geyiklerle yaşanan çarpışmalar ise %96 oranında düştü. Günümüzde geçitler hâlâ aktif olarak kullanılmakta ve hayvan hareketleri kameralarla izlenmektedir. Bu sistem, hem vahşi yaşamı koruma hem de insan güvenliğini sağlama açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Altyapının bu şekilde geliştirilmesi, hem doğal hayatın devamlılığına katkıda bulunmakta hem de insanlarla hayvanların bir arada yaşama imkanını artırmaktadır.