Aziz İhsan Aktaş’a yönelik silahlı saldırı hazırlığı yapıldığı iddiaları üzerine açılan davada, Selahattin Yılmaz’ın liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütü hakkında yargılama süreci başladı. Bu davada toplamda 19 sanık yargılanıyor ve bunlardan 8’i tutuklu olarak bulunuyor. Aktaş, Silivri’deki duruşmaya çok sayıda koruma ile katıldı. Avukatı Özer İncegül, bu korumaların devlet tarafından sağlandığını ve suikast tehditlerine karşı bir önlem olduğunu ifade etti.
Duruşma, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 14. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunda gerçekleştirildi. Duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra “müşteki” sıfatıyla Aziz İhsan Aktaş ve avukatı Özer İncegül de katıldı.
Sanıkların İfadeleri
Duruşmada, tutuklu emekli polis memuru Adem Kuru, Selahattin Yılmaz ile uzaktan akrabalığı olduğunu ve ona danışmanlık yaptığını belirtti. Ancak Kuru, Aktaş’ı hayatında hiç görmediğini ifade etti. Diğer bir tutuklu sanık Cem Çebi de, Yılmaz’ın akrabası olduğunu ve bu olayla ilgili hiçbir emir almadığını söyledi. Çebi, Aktaş’ı hayatında hiç görmediğini ve sadece emniyette ismini duyduğunu aktardı.
Aktaş, duruşmada şikayetçi sıfatıyla söz alarak, bildiklerini mahkemeye aktarmak istedi. Elindeki kağıttan okumaya başlayan Aktaş, etkin pişmanlık kapsamında bildiklerini adli makamlara anlattığını ve tahliyesinin ardından yakın çevresinden tehditler aldığını öne sürdü. Aktaş, “Benim, etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeler nedeniyle hedef haline getirildiğim, bir ölüm listesinin içerisinde bulunduğum, bana ve aileme silahlı saldırı yapılacağı söylendi. Bildiğiniz üzere ben bu suikast girişimi sebebiyle koruma altındayım” şeklinde konuştu.
Bilgiyi verenlerin isimlerini “can güvenlikleri” gerekçesiyle açıklamak istemediğini belirten Aktaş, “Benim bu insanlarla kişisel tanışıklığım ve husumetim yokken ‘Aziz İhsan Aktaş’ ismi neden geçmektedir? Neden ‘OPET’ ifadesiyle birlikte geçmektedir?” diye sordu. Aktaş, saldırının soruşturma makamlarının müdahalesiyle tamamlanamadığını savunarak tüm sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi ve cezalandırılmalarını talep etti.
Yılmaz'ın Savunması
Aktaş’ın sözlerinin ardından tutuklu sanık Selahattin Yılmaz, söz alarak Aktaş’ın etkin pişmanlık kapsamında ifade vermesinden yaklaşık üç ay önce kendisine bir mesaj gönderildiğini öne sürdü. Yılmaz, “Siz şubat ayında etkin pişmanlıkta değilsiniz ki ben size suikast yapayım. Ben üç ay sonra itirafçı olacağınızı nereden bileyim?” dedi. Yılmaz, söz konusu akaryakıt istasyonunu yaklaşık 25 yıldır kullandığını ve istasyonun evine ve ofisine yakın olduğunu belirtti.
Yılmaz, “Evimden çıktığımda bir baktım kapalı. Kapalı olduğunu görünce ‘Ne olmuş acaba?’ dedim, arkadaşıma sordum. Evinin oradaki simitçi kapansa onu da sorarsın” diye ekledi.
Aktaş ile Yılmaz Arasındaki Diyalog
Yılmaz daha sonra Aktaş’a dönerek, “Vallahi benim seninle sorunum yok. Sen beni dışarıda tanısan var ya ömür boyu beni bırakmazsın. Ben iyi bir insanım” dedi ve “Acaba seninle sorunu olan biri olayı bana mı çevirdi?” diye sordu. Aktaş ise, “Selahattin Bey, sizi tanımıyorum. Sizinle bir husumetim yok. Neden durduk yere ben sizin isminizi söyleyeyim?” şeklinde yanıt verdi. Yılmaz da “Benim sana zarar vermem söz konusu olamaz” dedi.
Duruşmanın devamında, ara mütalaasını açıklayan savcı, tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Avukatlar beyanda bulundu ve sanıklara yeniden söz verildi.
Tahliye Kararı
Duruşmanın sonunda, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi, ara kararını açıkladı. Mahkeme Heyeti Başkanı, Aziz İhsan Aktaş’a yönelik silahlı saldırı hazırlığında bulunulduğu iddiasına ilişkin, Selahattin Yılmaz’ın liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütü suçlaması davasının ilk duruşmasında 8 tutuklu sanıktan Adem Kuru, Cem Çebi, İsa Aydın, Mehmet Tuğlu, Mustafa Serdar Yılmaz ve Özgür Kılıç’ın tahliyesine karar verdi. Selahattin Yılmaz ve Cem Duman’ın tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Dava sürecinin bir sonraki celsesi 5 Ekim’de görülecek.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.