ANKARA'da lösemi tedavisi gören 18 yaşındaki Ahmet Cemal Müftüoğlugil, ABD'deki Harvard Üniversitesi'nden tam burslu kabul aldı. Ancak, ilik nakli için gerekli olan iki donörün kök hücre bağışından vazgeçmesi sonucu büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Eğitimini ertelemek zorunda kalan Müftüoğlugil, "Kemik iliği nakli olup hastalığı yendikten sonra Harvard Üniversitesi’nde eğitimimi tamamlamak istiyorum" dedi.
Lösemi Tanısı ve Tedavi Süreci
Ahmet Cemal Müftüoğlugil, bacağındaki küçük kırmızı noktaları fark ettikten sonra başvurduğu hastanede 13 Şubat'ta lösemi tanısı aldı. Tedavi sürecine LÖSANTE Hastanesi'nde devam eden Müftüoğlugil, eğitimine de ara vermeden İstanbul Kabataş Erkek Lisesi'ni bitirdi. Haziran ayında kemik iliği nakline hazır hale geldi ve yapılan taramalarda iki uyumlu donör bulundu. Ancak her iki donörün de bağış yapmaktan vazgeçmesi, Müftüoğlugil için büyük bir yıkım oldu.
Müftüoğlugil, "Kemik iliği nakli olmayı ve sağlığıma kavuşmayı planlıyordum. Ancak bu haber benim için oldukça yıkıcı oldu. Eğitim hayatımı ertelemek zorunda kaldım" şeklinde konuştu.
Harvard'a Kabul Süreci
Harvard Üniversitesi’ne başvurusunu geçen yıl ekim ayında yaptığını belirten Müftüoğlugil, 2026 Mart ayında kabul edildiğini öğrendiğini ifade etti. Bu durumun kendisi için büyük bir moral kaynağı olduğunu vurguladı. Eğitimine devam ederken, hastanede geçirdiği süre boyunca uzaktan eğitimle ders çalışmaya devam etti. Ayrıca, Harvard’daki yapay zeka destekli biyoloji araştırmaları yapan bir laboratuvarda uzaktan staj yapmaya ve Fransızca öğrenmeye de devam etti.
"Harvard'a girmek için, okulda aldığım dersler dışında, laboratuvarlarda stajlar yapmıştım. Bunun yanında ebru sanatıyla uğraşıyordum. Harvard Üniversitesi’ne başvururken bir ebru portfolyosu da göndermiştim. Hem sanat hem de bilim alanında odaklanarak Harvard’a başvurmuştum. Hep hayalini kurduğum bir şeydi" diyen Müftüoğlugil, bu süreçte yaşadığı zorlukların kendisine motivasyon sağladığını belirtti.
Kemik İliği Nakli İhtiyacı
Müftüoğlugil, löseminin kesin tedavi edilebilmesi için kemik iliği nakli olması gerektiğini belirtti. Uyumlu bir donör bulmanın önemine dikkat çekerek, kök hücre bağışının basit bir süreç olduğunu ve bu konuda daha fazla bilgilendirme yapılması gerektiğini söyledi. Bu bağışın, hem kendi hayatını hem de başka hastaların hayatını kurtarabileceğini ifade etti. "Kemik iliği naklinin başarıyla gerçekleşmesi için de uyumlu bir bağışçıya ihtiyaç var. Aslında insanlar kök hücre bağışçısı olmak ya da kemik iliği nakli denince birazcık korkabiliyor. Ama bu oldukça basit bir süreç. Sadece 2 tüp kan vererek aslında kök hücre bağışçısı olabilirsiniz" dedi.
Dr. Üstün Ezer'in Açıklamaları
Lösev Kurucusu Dr. Üstün Ezer, Ahmet Cemal Müftüoğlugil için iki uyumlu donör bulunduğunu ancak bağış yapmaktan vazgeçtiklerini belirterek, bu durumun umutlarını gölgelediğini kaydetti. Ezer, kök hücre bağışının önemine vurgu yaparak, bu tür bağışların hayat kurtardığını ve bunun toplumda daha fazla yaygınlaştırılması gerektiğini dile getirdi. "Başarılı bir gencin yaşaması, daha önce testleri yapılmış ve doku grubu uygun olduğu belirlenmiş gönüllü bir kişinin küçücük bir fedakarlığına bağlıysa bundan kaçmamalıyız. Kök hücresi vermek, kan vermek gibi son derece basit bir işlemdir. Bunu iyi anlatırsak kimsenin ‘vermeyeceğim’ diyebileceğini sanmıyorum" şeklinde konuştu.
Müftüoğlugil, eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönüp biyoteknoloji girişim ekosistemini geliştirmek istediğini ifade ederek, "Kemik iliği nakli olup hastalığı yendikten sonra Harvard Üniversitesi’nde biyoloji alanında eğitimime devam etmek istiyorum. Eğitimimi tamamladıktan sonra da yapay zeka destekli biyoloji araştırmaları üzerine çalışmak ve bir biyoteknoloji şirketi kurmak istiyorum. Hatta en büyük hayallerimden birisi de eğitimi tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönüp bu biyoteknoloji girişim ekosistemini Türkiye’ye getirip Türkiye’yi sağlık alanında olduğu gibi biyoteknoloji alanında da dünyada öne çıkan ülkelerden birisi haline getirmek" diye konuştu. Bu hayallerinin peşinden koşarken, tedavi sürecinin kendisine kattığı deneyimlerin de önemli olduğunu vurguladı.
Müftüoğlugil, hastalığı süresince yaşadığı zorlukların kendisini daha güçlü kıldığını ve bu süreçte öğrendiği derslerin hayatında önemli bir yer edindiğini belirtti. Eğitimine olan tutkusu ve hayalleri doğrultusunda ilerlemeye devam ederken, sağlığına kavuşmak için umudunu kaybetmemeye çalıştığını söyledi.
Dr. Ezer, Müftüoğlugil gibi gençlerin hayatlarının kurtarılmasının, toplumun bu konuda daha duyarlı hale gelmesiyle mümkün olduğunu ifade etti. Kök hücre bağışının yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekerek, bu süreçte herkesin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.
Müftüoğlugil’in hikayesi, hem bireysel bir mücadele hem de toplumsal bir farkındalık yaratma çabası olarak öne çıkıyor. Bu süreçte, hem kendi hayallerinin peşinden koşarken hem de başkalarına umut olma çabasıyla ilerliyor.
Müftüoğlugil’in durumu, kök hücre bağışı konusunda daha fazla insanın bilinçlenmesi ve bu konuda harekete geçmesi gerektiğini gösteriyor. Bu bağışların yalnızca bireylerin hayatını değil, aynı zamanda ailelerinin ve toplumlarının da geleceğini etkileyen önemli bir konu olduğunu unutmamak gerekiyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.