'da aşırı sağcı parti Alternatif için Almanya (), önünde iki önemli seçim süreci bulunuyor. İlk olarak, 14 Eylül 2026'da Batı Almanya'nın bölgesinde belediye seçimleri gerçekleştirilecek. Ardından, 24 Eylül 2026'da 'de yapılacak olan eyalet seçimi, partinin geleceği açısından kritik bir öneme sahip.

Aşağı Saksonya'daki Seçimler

Aşağı Saksonya'daki , AfD için bir test niteliği taşıyor. Anketlerde yaklaşık %35 oy oranıyla birinci sırada yer alan parti, bu seçimlerde de benzer bir başarı göstermeyi hedefliyor. Bu durum, Saksonya-Anhalt'daki zaferinin sadece bölgesel bir başarı olmadığını, partinin daha geniş bir seçmen kitlesine ulaştığını gösterebilir.

Mecklenburg-Vorpommern'daki Durum

Mecklenburg-Vorpommern'deki eyalet seçimi ise AfD'nin stratejik hedefleri açısından büyük önem taşıyor. Burada da anketlerde yüksek oy oranlarıyla öne çıkan AfD, bu seçimden de başarılı bir sonuç almayı planlıyor. Bu, partinin genel seçimlerdeki gücünü pekiştirebilir.

Almanya'nın sol görüşlü partilerin güçlü olduğu başkenti Berlin'de ise AfD, merkez sağdaki CDU ve sol görüşlü Die Linke ile birlikte birincilik mücadelesi veriyor. Bu üç parti, anketlerde yaklaşık %20 oy oranıyla birbirine yakın bir yarış içinde bulunuyor. Ayrıca, Mecklenburg-Vorpommern'deki BSW partisinin durumu da dikkat çekiyor; anketlerde %5 seçim barajının altında kalan BSW, eyalet meclisine girememe riskiyle karşı karşıya.

AfD'nin Hedefleri

AfD'nin Saksonya-Anhalt'taki başarısının ardından, eş başkan Alice Weidel, 2029 federal seçimlerinde en az %40 oy hedeflediklerini belirtmişti. Bu hedef, partinin güçlenmeye devam ettiğini ve daha fazla seçmene ulaşma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Tartışmalı Açıklamalar

Öte yandan, AfD'nin Saksonya-Anhalt lideri Ulrich Siegmund'un, göçmenlerin "tersine göç" kapsamında sınır dışı edilmesi için silah ve savunma araçlarına ihtiyaç duyulabileceği yönündeki açıklaması, kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Siegmund, gelecekteki sınır dışı işlemleri için gerekli kaynakların sağlanması gerektiğini vurguladı. Bu açıklama, SPD, Yeşiller, Sol Parti ve BSW tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Partinin bu tür tartışmalı açıklamaları, seçmenler arasında farklı tepkilere yol açıyor.