Adalet Bakanı Akın Gürlek, 11 Eylül 2026 tarihinde düzenlediği basın toplantısında, 6 dosyasının daha aydınlatıldığını duyurdu. Bu gelişme ile birlikte Türkiye genelinde toplamda 46 faili meçhul cinayet dosyasında 52 maktul ve 7 yaralının bulunduğu bilgisi paylaşıldı. Bakan Gürlek, bu çalışmaların Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde İçişleri Bakanlığı ile iş birliği içerisinde yürütüldüğünü vurguladı. Ayrıca, 24 Nisan 2026 tarihinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın koordinasyonunda önemli adımlar atıldığını ifade etti.

Bakan Gürlek, aydınlatılan cinayet dosyalarının detaylarını paylaşarak, toplumda uzun süredir devam eden adalet arayışına katkıda bulunmayı hedeflediklerini belirtti.

Bursa/Mustafakemalpaşa Olayı

2020 yılında Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde yol kenarındaki sulama kanalında ağır yaralı olarak bulunan 7 yaşındaki Medine Kesmeni'nin ölümüne ilişkin dosyada, olay yerindeki araç parçaları, PTS ve baz kayıtları ile yeni tanık beyanları değerlendirildi. Bu incelemeler sonucunda şüpheli Erkan Edincik, "ihmali davranışla kasten öldürme" suçundan tutuklandı. Medine'nin ölümü, toplumda büyük bir infiale yol açmıştı ve bu durum, çocuk cinayetlerinin önlenmesi konusunda kamuoyunda tartışmalara neden oldu.

Diyarbakır/Bismil Olayı

Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde 2014 yılında dere yatağında bulunan ve kimliği belirlenemeyen kemiklerin, yapılan DNA incelemesiyle 2013 yılında kaybolan Dilek Kalkan'a ait olduğu tespit edildi. Dosyanın yeniden açılmasıyla olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 7 şüpheliden 6'sı gözaltına alındı. 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar ise devam ediyor. Dilek'in kaybolması, ailesi ve yakınları için büyük bir üzüntü kaynağı olmuştu.

İzmir/Torbalı Olayı

İzmir'in Torbalı ilçesinde, 8 Mart 2026 tarihinde evine girmeye çalışan kişilerin peşinden giden Mehmet Köstekçi, silahla vurularak hayatını kaybetti. Bu cinayetle ilgili dosyada yapılan incelemelerde, kamera görüntüleri, HTS ve baz kayıtları incelendi. Elde edilen veriler sonucunda 8 şüpheli tespit edildi ve gerçekleştirilen operasyonda bu şüphelilerin tamamı yakalanarak gözaltına alındı. Mehmet'in ölümü, bölgedeki güvenlik endişelerini artırdı ve halk arasında korku yarattı.

Muş/Hasköy Olayı

Muş'un Hasköy ilçesinde 2011 yılında silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Felemez Kulaç'ın dosyasında, 1988 yılına uzanan bir husumet ve olayın öncesi ile sonrasındaki hareketlilik HTS, baz ve PTS kayıtlarıyla yeniden değerlendirildi. Bu kapsamda, olayla bağlantılı şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonlarda 11 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Diğer şüphelilere yönelik adli işlemler ise devam ediyor. Felemez'in ölümü, bölgedeki çatışmaların bir yansıması olarak değerlendirildi.

Nevşehir/Ürgüp Olayı

2008 yılında Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde öldürülerek yol kenarına bırakılan Sedat Ünal'ın dosyası da yeniden ele alındı. 18 yıl önceki kriminal bulgular, DNA verileri ve HTS kayıtlarının yeniden incelenmesiyle, maktulün son görüldüğü ruhsatsız kumarhaneden olay yerine uzanan hareketlilik ortaya çıkarıldı. Bu süreçte 7 şüpheli hakkında kasten öldürme suçundan adli işlemler başlatıldı. Sedat'ın ölümü, kumar faaliyetleri üzerine tartışmaları yeniden alevlendirdi ve toplumda bu tür yasadışı faaliyetlerin önlenmesi gerektiği yönünde bir bilinç oluşturdu.

Siirt/Baykan Olayı

2024 yılında Siirt'in Baykan ilçesinde kaybolan Mekiye Akyel'in dosyasında, 190 bin metrekarelik alanda yüzlerce personel ile arama yapıldı. Dijital ayak izleri, HTS ve PTS kayıtları, tanık anlatımları ve şüphelilerin çelişkili beyanları ayrıntılı biçimde incelendi. Soruşturma sonucunda, eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından iddianame düzenlendi. Mekiye'nin kaybolması, Siirt'te büyük bir üzüntü yarattı ve toplumda kadın cinayetleri konusundaki duyarlılığı artırdı.

Bakan Gürlek, bu dosyaların aydınlatılması için büyük bir özveriyle çalışan Bursa-Mustafakemalpaşa, Diyarbakır-Bismil, İzmir-Torbalı, Muş, Nevşehir-Ürgüp ve Siirt-Baykan Cumhuriyet başsavcılıklarına, il ve ilçe jandarma teşkilatlarına, JASAT ekiplerine, Adli Tıp Kurumuna ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür etti. Hiçbir cinayeti unutmayacaklarını ve hiçbir failin cezasız kalmasına izin vermeyeceklerini vurguladı. Bu açıklamalar, toplumda adaletin sağlanması yönünde bir umut oluşturdu ve halkın güvenine katkı sağladı.