, İran’ın 'nda yer alan nükleer tesisini imha etmek amacıyla geliştirdiği sığınak delici mühimmatın testlerine hız verdi. , New Mexico çölünde yer alan White Sands Füze Sahası'nda yeraltı denemeleri gerçekleştiriyor. Başkan Donald Trump, bu tesise yönelik olası bir saldırının sinyalini vererek, İran'ın füze ve nükleer programlarının öncelikli hedef olduğunu belirtti.

İran’ın nükleer programı, Trump yönetimi için büyük bir tehdit olarak algılanıyor. ABD, bu programları yok etmek için gerekli adımları atmaya kararlı. Trump, İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek için tüm imkanları kullanacaklarını ifade etti. Ancak, istihbarat raporlarına göre İran, nükleer programını daha güvenli bir yere taşıdı ve bu durum, ABD’nin stratejisini zorlaştırıyor.

Testlerin Hızlandırılması

CNN'in haberine göre, ABD Savunma Bakanlığına bağlı Savunma Tehditlerini Azaltma Ajansı (DTRA), Kazma Dağı'nı delecek bombanın atış denemelerini hızlandırmak için 27 Şubat'ta Pate Construction Co., Inc. ile bir sözleşme imzaladı. Bu çalışmanın amacı, Kazma Dağı'nı hedef alacak bombanın testlerini gerçekleştirmek. DTRA yetkilileri, bu mühimmatın testinin ulusal güvenlik açısından kritik olduğunu vurguladı. 24 Şubat'ta onaylanan resmi belgelerde, bu testlerin acil ve görev açısından kritik olduğu ifade ediliyor.

DTRA, White Sands Füze Sahası'nda yeni inşaat çalışmaları yaparak, Kazma Dağı'nı delecek bombanın testleri için gerekli altyapıyı oluşturmayı hedefliyor. Belgelerde, bu tesisin, ulusal güvenlik için kritik olan bir mühimmatın testi için acil ve görev açısından kritik olanaklar sağlayacağı belirtiliyor. Ayrıca, yüklenici firmanın bu alanda uzun yıllardır çalıştığı ve tecrübeye sahip olduğu kaydediliyor.

Yeraltı Test Alanında Çalışmalar

White Sands Füze Sahası'ndaki "Alternatif Sismik Sert Kaya İçi Test" (ALT-SHIST) sahasında yeni inşaat çalışmaları yapılıyor. Bu çalışmalar, Kazma Dağı'nı hedef alacak bombanın test edilmesi amacıyla gerçekleştiriliyor. Resmi belgelerde, bu testin acil ve kritik bir gereksinim olduğu ifade ediliyor. Ayrıca, yüklenici firmanın bu alanda uzun yıllardır çalıştığı ve tecrübeye sahip olduğu belirtiliyor.

Söz konusu testin gerçekleşip gerçekleşmediği bağımsız olarak doğrulanamadı. Ancak uydu görüntüleri, şubat ortası ile mart ortası arasında ALT-SHIST sahasında çalışmaların gözlemlendiğini ortaya koyuyor. Bu durum, yeni testlere işaret ediyor. White Sands sahası, geçmişte ABD ordusunun en ağır konvansiyonel hava bombası olan GBU-57/B Ağır Sığınak Delici mühimmatının testlerinde de kullanılmıştı. Uzmanlar, ABD'nin Kazma Dağı'nın altındaki tesise ulaşmak için daha gelişmiş bir bombanın üzerinde çalıştığını tahmin ediyor.

Bombaların Geliştirilmesi

Kazma Dağı, İran'ın nükleer programında ABD'nin henüz vurmadığı önemli bir tesis olarak öne çıkıyor. CSIS raporunda, Kazma Dağı’nın yok edilmesinin bilimsel ve hedefleme açısından bir sınav olacağı belirtiliyor. Granitle desteklenmiş yeraltı bir kalesi olan bu tesis, oldukça sağlam bir yapıya sahip. Uzmanlar, bu tür bir tesisi yok etmek için sadece kinetik güçten fazlasının gerektiğini, aynı zamanda yüksek güvenirlikli istihbarat ve gelişmiş matematiksel modelleme gerektirdiğini ifade ediyor.

Daha önce Enerji Bakanlığının Los Alamos Ulusal Laboratuvarında (LANL) çalışan emekli bilim insanı Gary Stradling, bu tür tesislerin inşasında son teknoloji tünel açma yöntemlerinin kullanıldığını belirtti. Stradling, bu tür yeraltı tesislerinde son derece gizli çalışmalar yürütüldüğünü ve bu konuda çok fazla bilgi veremeyeceğini ifade etti.

Trump'ın Açıklamaları

ABD Başkanı Donald Trump, Teksas'taki Cumhuriyetçi Parti kongresinde yaptığı konuşmada Kazma Dağı'na yönelik bir darbe yapılabileceğini ifade etti. Trump, "Çok yakın bir zamanda Kazma Dağı’nı vurabiliriz" diyerek, bu konudaki kararlılığını ortaya koydu. Trump’ın bu açıklamaları, ABD’nin İran’a yönelik askeri stratejilerinin ne denli ciddiyetle ele alındığını gösteriyor.

Sonuç olarak, ABD'nin Kazma Dağı'na yönelik planları, uluslararası güvenlik dinamiklerini etkileme potansiyeline sahip. İran’ın nükleer programı, sadece bölgesel değil, küresel güvenlik açısından da önemli bir tehdit oluşturuyor. ABD’nin bu konuda atacağı adımlar, dünya genelinde yankı uyandıracak ve uluslararası ilişkileri şekillendirecek.