'da yaşayan 71 yaşındaki , katıldığı düğünlerdeki performansıyla dikkat çekiyor. Zil ve kaşıklarıyla düğünleri renklendiren Bağra, yaklaşık 30 yıl önce bir arkadaşından emanet aldığı zillerle ritmi tutmaya başladı. Zamanla, bu yeteneği onu Çorum'daki düğünlerin vazgeçilmez bir parçası haline getirdi. Yaşına aldırış etmeden müziğin ritmine kendisini kaptıran Dursun Bağra, hem gençlere taş çıkartıyor hem de katılımcılardan büyük alkış topluyor.

Müzik Tutkusunun Başlangıcı

Dursun Bağra, müzik tutkusunun nasıl başladığını şu sözlerle aktarıyor: "Şu an bir elimde zil, cebimde kaşık. Paramız yok, derdimiz yok, yaşamaya çalışıyoruz. Kendi düğünümde kollarımı kaldıramıyordum. Sonra eşimle dans ederek, halay çekerek öğrendim. Ziller benim sağlığım, sıhhatim, huzurum, mutluluğum oldu. 35-40 yıldır çalıyorum. Sevdiğim kişiler, 'düğünümüz mutlu olsun' diye götürüyorlar. Her düğüne gitme şansım zaten yok. Şu an sabahtan gece yarısına kadar zilleri çalarım. Yeter ki zilleri takayım, oyun havaları güçlü olsun."

Zillerin Anlamı

Bağra, uzun süredir zillerini ve kaşıklarını yanından ayırmadığını belirtiyor. İlk başladığında maddi durumunun yetersiz olduğunu ifade eden Bağra, "Arkadaşlarımdan zilleri emanet alırdım. Düğünlere gidip oynardık, ertesi gün zilleri teslim ederdik" diyerek geçmişteki anılarını paylaşıyor. Dursun Bağra, yaşına rağmen düğünlere katılarak, hem kendisi hem de katılımcılar için unutulmaz anlar yaratmaya devam ediyor. Bu renkli performansıyla, Çorum'daki düğünlerin vazgeçilmez simalarından biri haline geldi.