İstanbul'da yaşayan , 44 yıllık deneyimiyle geleneksel mesleğini sürdürüyor. 1982 yılında babasının yanında çırak olarak başladığı meslekte, tarımın at ve öküzlerle yapıldığı dönemlere tanıklık etti. Hızlıkurt, zamanla teknolojinin gelişmesiyle mesleğin değiştiğini ve azaldığını belirtiyor.

Hızlıkurt, dede mesleğini eşiyle birlikte dijital dünyaya taşıyarak, ürünlerini yurt dışına ihraç ediyor. Ürettiği özel tasarım ürünleri, internet üzerinden 9 yabancı dildeki web sitesi aracılığıyla dünya pazarına sunuluyor. Atölyesinde makine kullanmadan, el emeğiyle üretim yaparak geleneksel yöntemleri koruduğunu vurguluyor.

Hızlıkurt, döviz üzerinden satış yaptığını ve ürün fiyatlarını harcanan zaman ve malzemeye göre belirlediğini ifade ediyor. Ayrıca, sadece at koşumları değil, kişiye özel köpek tasmaları ve tarihi müzelerin restorasyon projeleriyle de ilgileniyor. Türkiye'nin önemli müzelerinden biri olan Rahmi Koç Müzesi'nde de restorasyon çalışmaları gerçekleştirdi.