İngiltere'deki Southampton Üniversitesi'nden Dr. Hannah Ravenhall ve Dr. Sarah Chellappa'nın yaptığı araştırma, 235 binden fazla gencin biyolojik saatleri ile günlük yaşamları arasındaki uyumsuzluğun kaygı düzeylerini yükselttiğini gösterdi. Gençlerin hafta içi ve hafta sonu uyku süreleri arasındaki fark, bozukluklarını belirgin şekilde artırıyor.

Araştırmada, akıllı telefonların gece boyunca kullanımı ve ekranların yaydığı mavi ışığın, uyku hormonu melatonin üretimini baskıladığı vurgulanıyor. Gençlerin melatonini, yetişkinlere göre daha geç salgılaması, bu durumu daha da kötüleştiriyor. Ayrıca, geç saatlerde sosyal medya ve mesajlaşma aktiviteleri, gençlerin uykuya dalma sürelerini uzatıyor.

Sosyal Jet-Lag kavramını literatüre kazandıran Prof. Dr. Till Roenneberg, sabah gün ışığı almak ve uyku ritmine saygı gösterilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, okullarda ders başlama saatlerinin 8.30'a çekilmesi gerektiğini savunuyor.