2001 tarihinde gerçekleşen terör saldırılarının üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen, bu olayın sağlık üzerindeki etkileri hâlâ tam olarak aydınlatılamadı. Özellikle saldırılar sırasında çocuk olan yaklaşık 25 bin birey, 'nin yakınında oluşan zehirli toz bulutuna maruz kaldı. Bu , yıllar sonra , kalp-damar hastalıkları ve diğer uzun vadeli sağlık sorunları açısından kapsamlı bir araştırmaya dahil edilecek.

Araştırmanın Amacı

ABD'de 11 Eylül saldırılarının 25. yıl dönümünde, saldırıların en az araştırılan gruplarından biri olan çocuklar yeniden gündeme geldi. 11 Eylül 2001'de, kaçırılan uçakların New York'taki Dünya Ticaret Merkezi kulelerine çarpmasının ardından Aşağı Manhattan, büyük bir toz ve duman bulutuyla kaplandı. O dönemde bölgede yaşayan veya okula giden çocukların bir kısmı, bu zehirli bulutun etkilerine maruz kaldı. Bu çocuklar arasında henüz anne karnında olanlar ve bebekler de bulunuyordu.

Zehirli Maddelerin İçeriği

İkiz Kuleler'in çökmesiyle havaya yayılan toz, içerisinde pulverize beton, cam elyafı, asbest ve çeşitli kirleticiler barındırıyordu. Çocuklar, saldırının hemen ardından günler ve haftalar boyunca bu maddelere maruz kaldı. Ancak, hükümet tarafından finanse edilen uzun vadeli sağlık araştırmaları, genellikle ilk müdahale ekipleri ve yetişkinlere odaklandı. Bu durum, saldırı sırasında çocuk olanların ilerleyen yaşlarda karşılaşabileceği sağlık sorunları hakkında önemli bir bilimsel veri boşluğu oluşturdu.

Çocukların Yaşları ve Sağlık Sorunları

Aradan geçen çeyrek asrın ardından, saldırıya çocuk yaşta maruz kalanların bir bölümü bugün 30'lu ve 40'lı yaşlarına ulaştı. Bilim insanları, bu bireylerin kanser, kalp-damar hastalıkları ve üreme sağlığı gibi yıllar sonra ortaya çıkabilecek rahatsızlıkların 11 Eylül'deki toksik maddelere maruz kalmayla bağlantısının araştırılması gerektiğini belirtiyor. Bu araştırmalar, çocukların sağlık durumlarının uzun vadeli etkilerini anlamak için kritik öneme sahip.

Yeni Araştırma Projesi

ABD Kongresi, bu veri eksikliğini gidermek amacıyla 2022 yılında yeni bir araştırma için 50 milyon dolar bütçe ayırdı. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), bu araştırma için başvuruları kabul etmeye hazırlanıyor. Araştırma, 1 Temmuz 2027'de başlaması planlanıyor. Araştırmaya, saldırı sırasında 21 yaşında veya daha küçük olan ya da anne karnında bulunan, Manhattan'ın 14. Cadde'nin güneyinde veya Brooklyn'de yaşayan kişiler dahil edilebilecek. Ayrıca, saldırının etkilerine maruz kalmamış benzer yaş grubundaki bireyler de karşılaştırma amacıyla araştırmaya alınacak.

Sağlık Programları ve Etkileri

11 Eylül'ün sağlık üzerindeki etkileri yalnızca saldırı sırasında çocuk olanlarla sınırlı değil. Dünya Ticaret Merkezi Sağlık Programı, saldırı bölgesinde bulunan ve kurtarma ile enkaz çalışmalarına katılan 150 binden fazla kişiye sağlık hizmeti sunuyor. Bu program kapsamında yaklaşık 85 bin kişi, Dünya Ticaret Merkezi ile bağlantılı sağlık sorunları için sertifikasyon aldı. Bu sağlık sorunlarının yaklaşık %30'unun kanserle ilişkili olduğu bildirilmektedir. Ayrıca, program tarafından takip edilen 9 binden fazla kişi, 11 Eylül'den bu yana hayatını kaybetti. Yetkililer, bu ölümlerin tamamında saldırının etkisinin ne ölçüde rol oynadığını belirlemenin mümkün olmadığını vurguluyor.

Sonuç ve Gelecek Beklentileri

11 Eylül saldırılarının ardından yaşanan sağlık sorunları, yalnızca o dönemde çocuk olanları değil, aynı zamanda saldırı sırasında bölgede bulunan birçok yetişkini de etkilemiştir. Araştırmaların sonuçları, gelecekte benzer olayların etkilerinin daha iyi anlaşılmasına ve sağlık politikalarının geliştirilmesine yardımcı olabilir. Bu nedenle, 11 Eylül saldırılarının sağlık üzerindeki etkilerini anlamak, hem geçmişte yaşananları değerlendirmek hem de gelecekteki sağlık sorunlarına karşı önlem almak açısından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, bu araştırmaların sonuçları, toplumsal sağlık politikalarının şekillendirilmesinde de önemli bir rol oynayabilir. Çocukların maruz kaldığı toksik maddelerin uzun vadeli etkileri, gelecekteki sağlık hizmetlerinin planlanmasında dikkate alınması gereken kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu nedenle, 11 Eylül'ün çocukları üzerine yapılacak bu araştırma, yalnızca geçmişin izlerini sürmekle kalmayacak, aynı zamanda gelecekte benzer durumlarla karşılaşan bireyler için de önemli bir referans kaynağı oluşturacaktır.